Bir idari işlem hakkınızda hukuka aykırı sonuç doğurdu, belediye veya kamu kurumu kararına itiraz etmek istiyorsunuz ya da idarenin eyleminden zarar gördünüz. İdare hukukunda süreler kısa, usul kuralları sıkıdır. Dava açma süresini bir gün kaçırmak, hak sahibinin esasa girilmeden davasının reddedilmesine yol açabilir. Bu rehberde İzmir idare hukuku avukatı arayan kişilerin bilmesi gereken temel konuları anlatıyoruz: iptal ve tam yargı davası, dava açma süreleri, idari başvuru, yürütmenin durdurulması, bilirkişi incelemesi, istinaf ve temyiz.
KRC Hukuk Bürosu olarak İzmir’de bulunan ofisimizde idari yargıya konu uyuşmazlıklarda hukuki destek veriyoruz. Aşağıdaki anlatım genel bilgilendirme niteliğindedir. Her idari uyuşmazlık; işlemin türü, tebliğ tarihi, başvuru geçmişi ve belgeleriyle birlikte ayrıca değerlendirilmelidir. İdari yargılama mevzuatı son dönemde değiştirildiği için, bu sayfadaki bilgiler genel çerçeve niteliğindedir; güncel kanun metni ayrıca kontrol edilmelidir.
İdare Hukukunun ve İdari Yargının Çerçevesi
İdari yargılamanın temel kaynağı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’dur (İYUK). Kanun; dilekçenin şeklini, dava açma sürelerini, yürütmenin durdurulmasını, bilirkişi ve keşif gibi usul işlemlerini, istinaf ve temyiz yollarını düzenler. İdari yargıda iki ilke öne çıkar:
- Re’sen araştırma: İdari yargı yerleri, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar (İYUK m. 20). Yani hâkim, eksik belge ve bilgileri idareden isteyebilir.
- Yazılılık ve süre: Yargılama büyük ölçüde yazılı yürür ve süreler kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece kendiliğinden dikkate alınır.
İdari yargı, memur ve kamu görevlisi uyuşmazlıkları, imar ve çevre işlemleri, gümrük ve benzeri idari tahakkuklar, kamu hizmetlerinin yürütülmesi gibi geniş bir alanı kapsar. Özel hukuk ilişkileri ise adli yargıda görülür. Hangi yargı kolunun görevli olduğunun belirlenmesi, ilk soru olarak ele alınmalıdır.
İzmir İdare Hukuku Avukatı Ne Yapar?
Uygulamada gördüğümüz kadarıyla idari uyuşmazlıklarda hukuki destek, çoğunlukla dava öncesindeki hazırlıkla başlar. Şu konularda destek verilir:
- İdari işlemin niteliğinin ve dava açma süresinin belirlenmesi
- İdareye yapılacak başvurunun hazırlanması ve cevap süresinin takibi
- İptal davası ve tam yargı davası dilekçelerinin hazırlanması
- Yürütmenin durdurulması talebinin değerlendirilmesi
- Bilirkişi ve keşif aşamalarının takibi, rapora itiraz
- İstinaf ve temyiz başvurularının süresinde yapılması
- İdari işlemlerden doğan zararlar için tazminat taleplerinin değerlendirilmesi
- İmar, çevre, gümrük ve kamu görevlisi işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar
Hukuki destek, idari işlemin muhatabı olan kişi veya kurum yönünden verilir. Her dosyada işlemin türüne ve davanın mahiyetine göre farklı bir yol izlenir.
İptal Davası ve Tam Yargı Davası
İdari davaların başlıca iki türü iptal davası ve tam yargı davasıdır. İkisi arasındaki farkı bilmek, hangi süre ve şartın uygulanacağını belirler.
| Kriter | İptal davası | Tam yargı davası |
|---|---|---|
| Amaç | Hukuka aykırı idari işlemin iptali | İdarenin işlem veya eylemi nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi |
| Konu | İdari işlem (örneğin imar planı, tarife, Cumhurbaşkanı kararı, gümrük tahakkuku) | İdari işlem veya eylemden doğan kişisel hak zararı (bedensel ve maddi zarar) |
| Ön başvuru | Özel bir ön başvuru şartı yoktur; üst makama başvuru süreyi durdurur | Eylemlerde idareye önceden başvuru zorunludur (İYUK m. 13) |
| Genel süre | İdare mahkemelerinde 60 gün (özel kanunda farklı süre yoksa) | İdari eylemde öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde eylemden itibaren 5 yıl içinde idareye başvuru |
| Görevli mahkeme | İdare mahkemesi; Cumhurbaşkanı kararlarında Danıştay | İdare mahkemesi; adli yargıda açılıp görevsizlik kararı verilirse ön başvuru aranmaz |
Tam yargı davalarının tazminat boyutu için İzmir tazminat avukatı sayfamızda bahsetmiştik.
Karar 1: 60 günlük süre ve üst makama başvuru
Danıştay 8. Daire, 16.06.2023, E. 2019/9574, K. 2023/3186. Daire, özel kanununda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde dava açma süresinin altmış gün olduğunu belirtmiştir. İdari başvurunun, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurduğunu ve sürenin aşılmasının kamu düzenini ilgilendirdiğini de vurgulamıştır.
Pratik yorum: İdareye itiraz etmek, dava açma süresini kaçırmamak anlamına gelmez. Başvuru yapılmışsa cevabın ve yeniden başlayan sürenin tarihleri ayrıca not edilmelidir.
Varsayımsal örnek 1: Bir işlem 10 Mart’ta kişiye tebliğ edilsin. Altmış günlük dava açma süresi Mayıs ayının başında dolar. Kişi bu süre içinde üst makama başvurursa, işlemeye başlamış süre durur ve başvurunun sonucuna göre yeniden işler. Süre hesabı tebliğ şekline ve özel kanun hükmüne göre yapılmalıdır. Tarihler varsayımsaldır.
Karar 2: Eylemden doğan davalarda ön başvuru süresi
Danıştay 8. Daire, 07.04.2023, E. 2021/1776, K. 2023/1839; Danıştay 10. Daire, 27.05.2021, E. 2019/5786, K. 2021/2734. Kararlarda, idari eylemlerden doğan tam yargı davalarında eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurulması gerektiği belirtilmiştir. Görevli olmayan adli yargı yerinde açılan davanın görev yönünden reddi hâlinde, sonradan idari yargıya açılacak davada bu başvuru şartının aranmayacağı da ifade edilmiştir.
Pratik yorum: Zarar doğuran bir eylem varsa, önce idareye başvuru yapılmasının zamanı en kolay kaçırılan adımdır. Başvuru tarihi ve evrakı saklanmalıdır.
İYUK m. 13’ün güncel metnine göre isteğin reddi veya otuz gün içinde cevap verilmemesi hâlinde dava süresi içinde dava açılabilir. Bir kararda altmış gün olarak geçen cevap süresi ise güncel kanun metniyle uyuşmadığı için, dava açma tarihi hesaplanırken yürürlükteki metnin esas alınması gerekir.
Varsayımsal örnek 2: Bir idari eylem 1 Ocak 2025’te gerçekleşsin ve zarar gören kişi bunu 1 Mart 2025’te öğrensin. İdareye başvuru en geç öğrenmeden itibaren bir yıl içinde, yani 1 Mart 2026’ya kadar yapılmalıdır. Her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıllık üst sınır da 1 Ocak 2030’da dolar. İdare otuz gün içinde cevap vermezse, dava süresi işlemeye başlar. Tarihler varsayımsaldır ve somut dosyada ayrıca doğrulanmalıdır.
Dava Dilekçesi: Şekil Kuralları ve Aşırı Şekilcilik Yasağı
İYUK m. 3’e göre dilekçede taraflar, davanın konusu, sebepleri, dayanılan deliller ve idari işlemin tebliğ tarihi gösterilmelidir. Dilekçe eksik veya belirsiz olursa mahkeme ret kararı verebilir. Öte yandan Danıştay kararlarında aşırı şekilciliğe karşı da sınır çizilmiştir.
Karar 3: Dilekçede talebin anlaşılabilir olması
Danıştay 8. Daire, 28.12.2022, E. 2021/7762, K. 2022/8352; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 08.12.2025, E. 2025/3012, K. 2025/3048; Danıştay 13. Daire, 01.11.2024, E. 2024/2870, K. 2024/4395. İlk kararda, dilekçelerin İYUK’taki şekil kurallarına uygun düzenlenmesi gerektiği belirtilmiş ve istem sonucu belirsiz olduğu için davanın konusunun ortaya konulamadığı sonucuna varılmıştır. Daha yeni kararlarda ise mahkemeye erişim hakkı vurgulanmış; dilekçeden talep anlaşılabiliyorsa dilekçenin 3. maddeye aykırı sayılmayacağı kabul edilmiştir. Davacının ulaşamadığı ihale tarih ve sayısı gibi bilgiler nedeniyle dilekçenin reddedilmesi aşırı şekilcilik olarak değerlendirilmiştir.
Pratik yorum: Dilekçede talebin ve işlemin açık yazılması, ret riskini azaltır. Eksik bilgi varsa bunun nedeni dilekçede açıklanmalıdır.
Re’sen Araştırma, İdarenin Belge Sunması ve Hakkaniyete Uygun Yargılama
İdari yargıda hâkim, davanın çözümü için gerekli bilgi ve belgeleri idareden isteyebilir. İdare bu belgeleri vermezse, verilmeyen belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemez. Danıştay 10. Dairesi bu ilkeyi bir kararında aktarmıştır (23.06.2025, E. 2021/279, K. 2025/3174). Danıştay 6. Dairesi de dilekçeyi doğrudan reddetmek yerine eksik belgelerin idareden getirtilmesi gerektiğini belirtmiştir (21.12.2023, E. 2023/419, K. 2023/9767).
Karar 4: Taraflar arasında silahların eşitliği
Danıştay 7. Daire, 16.05.2022, E. 2018/5228, K. 2022/2047; 25.05.2022, E. 2019/732, K. 2022/2402; 25.05.2022, E. 2018/4245, K. 2022/2399. Dairenin kararlarında, tarafların usule ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve karşı tarafın sunduğu kanıt ve görüşlerden bilgi sahibi olup görüş bildirebilmesi, hakkaniyete uygun yargılama hakkı kapsamında değerlendirilmiştir. İşleme dayanak raporun başlangıçta davacıya tebliğ edilmemesi tek başına iptal sebebi sayılmamış; raporun yargılama sırasında getirtilip davacıya tebliğ edilmesiyle eksikliğin giderilebileceği belirtilmiştir.
Pratik yorum: Dosyaya sonradan giren raporlar ve belgelere itiraz için yargılamanın takibi önemlidir. Tebliğ edilmeyen rapora dayanılarak karar verilmesi usule aykırı sayılabilir.
Yürütmenin Durdurulması
İdari işlem dava süresince uygulanmaya devam eder. Bu nedenle davacı, mahkemeden yürütmenin durdurulmasını isteyebilir. Danıştay 10. Dairesi bir kararında, yürütmenin durdurulabilmesi için işlemin uygulanması hâlinde giderilmesi güç veya olanaksız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte aranacağını belirtmiştir (23.06.2025, E. 2021/279, K. 2025/3174). Yani iki şart birlikte aranır; yalnızca birinin bulunması yetmez.
Bu karar, Cumhurbaşkanı kararlarının iptali istemine ilişkindir. İlgili davalar ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay’da görülür.
İmar, Çevre ve Riskli Alan Uyuşmazlıkları
İdare hukukunun en sık karşılaşılan alanlarından biri imar uyuşmazlıklarıdır. İmar planı değişikliği, parselasyon, çevresel etki değerlendirmesi kararları ve riskli alan ilanları idari yargıya taşınabilir.
Karar 5: Parselasyon yetkisi ilçe belediyesindedir
Danıştay 6. Daire, 18.06.2025, E. 2023/1880, K. 2025/3453. Daire, imar planlarına uygun parselasyon yapma ve onaylama yetkisinin esas olarak ilçe belediyesine ait olduğunu belirtmiştir. Büyükşehir belediyesinin yetkisi, nazım imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren bir yıl içinde ilçe belediyesince gerekli planların yapılmaması hâlinde doğar. Bu koşul oluşmadan büyükşehir belediyesince işlem tesis edilmesi, yetki yönünden hukuka uygun bulunmamıştır.
Pratik yorum: İmar işleminin kim tarafından ve hangi tarihte yapıldığı, işlemin geçerliliğini etkiler. Dava dilekçesinde yetki unsuru ayrıca incelenmelidir.
Varsayımsal örnek 3: Bir nazım imar planı 1 Haziran 2024’te yürürlüğe girsin. İlçe belediyesi bir yıl içinde uygulama planlarını yapmazsa, büyükşehir belediyesinin yetkisi 1 Haziran 2025’ten sonra gündeme gelebilir. Büyükşehir belediyesi bu tarihten önce parselasyon yaparsa, işlem yetki yönünden hukuka aykırı bulunabilir. Tarihler varsayımsaldır; somut dosyada plan ve yetki kayıtları incelenmelidir.
Karar 6: Riskli alan ilanında menfaat şartı
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 22.09.2021, E. 2021/1999, K. 2021/1541. Kurul, 6306 sayılı Kanun uyarınca yapılan riskli alan ilanına karşı açılan davada, davacının işlemin tamamının iptalini istemekte kişisel menfaatinin bulunmadığı durumlarda davanın yalnızca davacının kendi taşınmazına yönelik kısım bakımından incelenmesi gerektiğini kabul etmiştir.
Pratik yorum: Geniş kapsamlı işlemlerde davacının kendi menfaatini somut biçimde ortaya koyması gerekir. Taşınmaz bilgileri dava dilekçesine eklenmelidir.
İdari işlemler çoğu zaman imar, gümrük, çevre ve kamu görevlisi gibi farklı alanlara yayılır. Kamu görevlisinin işleminden doğan ceza yargılaması ile idari yargılama ayrı yürür. Bu konuda İzmir ceza avukatı sayfamızda bahsetmiştik.
Bilirkişi ve Keşif Aşaması
İdari davalarda teknik konularda bilirkişi incelemesi yapılır. İmar, çevre, arkeolojik sit ve benzeri uyuşmazlıklarda bu inceleme çoğu zaman davanın sonucunu etkiler. İncelenen kararlarda şu ilkeler öne çıkmıştır:
- Uzmanlık: Bilirkişi heyeti, uyuşmazlığın gerektirdiği bilim alanındaki uzmanlardan oluşmalıdır. Örneğin arkeolojik sit uyuşmazlığında arkeolog bilirkişi gerektiği belirtilmiştir (Danıştay 4. Daire, 08.02.2024, E. 2023/11939, K. 2024/801).
- Ortak değerlendirme: Birden çok bilirkişi atanmışsa konuyu birlikte müzakere edip ortak sonuç bildirmeleri gerekir (Danıştay 6. Daire, 16.06.2022, E. 2022/1388, K. 2022/7119).
- Tebliğ ve itiraz hakkı: Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmeli ve itiraz imkânı tanınmalıdır. Bilirkişi raporuna itiraz süresi, rapor tebliğinden itibaren iki haftadır.
Karar 7: Rapor tebliğ edilmeden karar verilemez
Danıştay 2. Daire, 21.04.2025, E. 2023/3594, K. 2025/1897. Daire, hükme esas alınan bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmeksizin ve itiraz hakkı tanınmaksızın davanın esası hakkında karar verilmesini usul hükümlerine uygun bulmamıştır. Raporun tebliği ve itiraz imkânının tanınmasını zorunlu bir usul kuralı olarak nitelendirmiştir.
Pratik yorum: Rapor tebliğ edildiğinde iki haftalık itiraz süresi hemen not edilmelidir. İtiraz dilekçesinde raporun hangi yönlerinin eksik olduğu somut biçimde yazılmalıdır.
Varsayımsal örnek 4: Bilirkişi raporu 12 Mayıs’ta tebliğ edilsin. İki haftalık itiraz süresi Mayıs ayının sonunda dolar. Taraf bu süre içinde rapora itiraz etmezse, itirazını sonraki aşamada ileri sürmesi zorlaşabilir. Tebliğ edilmeyen rapora dayanılması ise usule aykırılık oluşturabilir. Tarihler varsayımsaldır.
İstinaf ve Temyiz Süreleri
İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilir. Danıştay 10. Dairesi bir kararında, bu başvurunun kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde yapılması gerektiğini belirtmiştir (04.03.2024, E. 2020/4330, K. 2024/460). Danıştay 4. Dairesi, süresinden sonra kaydedilen istinaf dilekçesini süresinde olmadığı gerekçesiyle reddetmiştir (08.04.2025, E. 2025/1939, K. 2025/2167). Danıştay dava dairelerinin ilk derece kararları ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi nihai kararlarına karşı temyiz süresi de tebliğden itibaren otuz gündür.
Varsayımsal örnek 5: Bir karar 4 Temmuz’da tebliğ edilsin. Otuz günlük istinaf süresi Ağustos’un ilk günlerinde dolar. Dilekçe 5 Ağustos’ta kayda girerse süre dışı kalabilir. UYAP kayıt tarihi ve tebliğ şekli bu nedenle hesaplanmalıdır. Tarihler varsayımsaldır.
Kanun yolu sisteminde son dönemde değişiklikler yapılmıştır. Rapordaki bilgilere göre, bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırması hâlinde dosyanın gönderilme sebepleri genişletilmiş ve bazı kaldırma kararlarının temyizi mümkün hâle getirilmiştir. Bu değişikliklerin kapsamı ve yürürlük tarihi güncel kanun metninden kontrol edilmelidir. Yabancılar ve uluslararası koruma davalarında farklı istisnalar bulunduğundan, bu tür dosyalar için İzmir yabancılar avukatı sayfamızda bahsetmiştik.
Mahkeme Kararlarının Uygulanması
İdare, esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların gereğini gecikmeksizin yerine getirmek zorundadır. Bu süre, kararın idareye tebliğinden itibaren otuz günü geçemez. Danıştay 8. Dairesi ve 4. Dairesi kararlarında bu ilkeyi tekrarlamıştır (06.07.2023, E. 2019/207, K. 2023/3554; 08.02.2024, E. 2023/11939, K. 2024/801). Rapora göre bazı güvenlik soruşturması ve terör örgütü iltisakı gerekçeli işlemlerde, göreve iade sonucu doğuran kararlar için bu kuralın uygulanmayacağı yönünde yeni bir düzenleme yapılmıştır; kapsamın ayrıca güncel metinden doğrulanması gerekir.
| İşlem | Süre | Not |
|---|---|---|
| Dava açma (idare mahkemesi) | 60 gün | Özel kanunda farklı süre varsa ona uyulur; üst makama başvuru süreyi durdurur |
| Eylemden doğan zararlarda ön başvuru | Öğrenmeden 1 yıl, her hâlde 5 yıl | İdare 30 gün içinde cevap vermezse dava süresi işler (İYUK m. 13) |
| Bilirkişi raporuna itiraz | Rapor tebliğinden 2 hafta | Rapor tebliğ edilmeden karar verilmesi usule aykırıdır |
| İstinaf | Tebliğden 30 gün | Süre dışı başvuru reddedilir |
| Temyiz | Tebliğden 30 gün | Hangi kararın temyize tabi olduğu ayrıca kontrol edilmelidir |
| Kararın idarece uygulanması | Tebliğden en geç 30 gün | Bazı işlemlerde yeni istisnalar vardır |
Sık Yapılan Hatalar
- İşlemin tebliğ tarihini kaydetmeyip dava açma süresini yanlış hesaplamak.
- İdareye başvurunun dava açma süresini durdurduğunu bilmeden süreyi kaçırmak veya başvuru sonrası yeni süreyi takip etmemek.
- Eylemden doğan zararlarda idareye ön başvuru yapmadan dava açmak.
- Dilekçede talebi belirsiz bırakmak veya işlemin tarih ve sayısını yazmamak.
- Bilirkişi raporuna iki hafta içinde itiraz etmemek.
- İstinaf ve temyiz süresini kayıt tarihi açısından hesaplamamak.
- Yürütmenin durdurulması talebinde iki şartı birlikte ortaya koymamak.
- Geniş kapsamlı işlemlerde kişisel menfaati dilekçede somutlaştırmamak.
Dava Açılmadan Önce Hukuki Değerlendirme
İdari uyuşmazlık dosyası ofisimize geldiğinde ilk olarak işlem, tebliğ evrakı, idareye yapılan başvurular ve cevaplar incelenir. Ardından şu sorulara cevap aranır:
- İşlem hangi idarenin, hangi tarihte, hangi hukuki dayanakla yapıldı?
- Tebliğ veya öğrenme tarihi nedir, dava açma süresi ne zaman dolacak?
- İptal davası mı, tam yargı davası mı, yoksa her ikisi birden mi uygun?
- İdareye önceden başvuru gerekiyor mu, süre durduruluyor mu?
- Yürütmenin durdurulması talebi için şartlar var mı?
Bu değerlendirme gereksiz hak kaybını azaltmayı hedefler. Sonuç delillere ve mahkemenin takdirine bağlıdır; bu nedenle sonuç garantisi verilemez.
Neden KRC Hukuk Bürosu?
KRC Hukuk Bürosu, idari uyuşmazlıklarda süre ve usul disiplinini esas alır. İzmir idare hukuku avukatı arayanlar için ilk görüşmede belgeler üzerinden hukuki durum açıklanır; olası yollar, riskler ve süreler anlatılır. Çalışma yöntemimizin bir parçası olarak dava açma, itiraz, istinaf ve temyiz süreleri baştan takvime işlenir.
İzmir’de İdari Davalar: Hangi İdare Mahkemesi?
İdare mahkemesinin yetkisi, genellikle işlemi yapan idarenin bulunduğu yer veya taşınmaz gibi unsurlara göre belirlenir. Karabağlar, Buca, Bornova, Konak, Karşıyaka veya Bayraklı gibi ilçelerdeki belediye ve kamu kurumu işlemleri için hangi mahkemenin yetkili olduğu dosyaya göre netleşir. Karabağlar idare hukuku avukatı, Buca idare hukuku avukatı gibi ilçe adlarıyla arama yapanlar için de temel ilke aynıdır: işlemi yapan idarenin ve taşınmazın bulunduğu yer, yetkiyi belirleyen önemli bir veridir. İzmir’de bulunan ofisimizden İzmir’deki dosyalara ilişkin bilgi ve belge incelemesi yapılabilir. İzmir idare hukuku avukatı olarak ilk işlerimizden biri de yetki, süre ve tebliğ kontrolüdür.
Resmî Kaynaklar
Kanun metnini güncel hâliyle Mevzuat Bilgi Sistemi’nden inceleyebilirsiniz: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.
Sıkça Sorulan Sorular
İdari işleme karşı dava açma süresi ne kadardır?
Özel kanununda farklı süre öngörülmedikçe idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. Süre, işlemin tebliğ veya öğrenme tarihine göre hesaplanır. Üst makama başvuru bu süreyi durdurur.
İdareye başvuru dava süresini durdurur mu?
Evet. İdari başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Başvurunun sonucuna göre süre yeniden işler; bu nedenle başvuru ve cevap tarihlerinin kaydedilmesi gerekir.
İptal davası ile tam yargı davası arasındaki fark nedir?
İptal davası hukuka aykırı idari işlemin iptalini amaçlar. Tam yargı davası ise idarenin işlem veya eyleminden doğan zararın giderilmesini hedefler. Süre ve ön başvuru şartları farklıdır.
İdarenin eyleminden zarar gördüm, doğrudan dava açabilir miyim?
İdari eylemlerden doğan zararlarda önce idareye başvurmak gerekir. Başvuru, eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılmalıdır. Adli yargıdan görevsizlik kararı gelmişse bu şart aranmayabilir.
İdare başvuruma cevap vermezse ne olur?
İdare tam yargı ön başvurusuna otuz gün içinde cevap vermezse, bu sürenin bitiminden itibaren dava süresi içinde dava açılabilir (İYUK m. 13). Başvuru türüne göre süre değişebilir; güncel metin kontrol edilmelidir.
Yürütmenin durdurulması nasıl istenir?
Dava dilekçesinde veya ayrı bir dilekçeyle talep edilebilir. İşlemin uygulanması hâlinde giderilmesi güç veya olanaksız zararlar doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte aranır.
Dava dilekçesinde nelere dikkat edilmelidir?
Taraflar, davanın konusu, sebepleri, deliller ve işlemin tebliğ tarihi gösterilmelidir. Talebin açık yazılması önemlidir. Dilekçeden talep anlaşılabiliyorsa aşırı şekilcilikle ret edilmemesi gerektiği kararlarda vurgulanmıştır.
Bilirkişi raporuna itiraz süresi ne kadardır?
Bilirkişi raporunun tebliğinden itibaren iki haftadır. Rapor taraflara tebliğ edilmeden ve itiraz imkânı tanınmadan karar verilmesi usule aykırı bulunmuştur.
İstinaf süresi ne kadardır?
İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı istinaf süresi kararın tebliğinden itibaren otuz gündür. Süresinden sonra yapılan başvuru reddedilebilir. Temyiz süresi de tebliğden itibaren otuz gündür.
Karar düzeltme yolu hâlâ var mı?
İdari yargıda istinaf sisteminin yürürlüğe girmesiyle karar düzeltme genel bir kanun yolu olmaktan çıkmıştır; geçiş hükümlerine tabi dosyalar ayrıca değerlendirilir. Güncel durum somut dosyaya göre kontrol edilmelidir.
İdare mahkeme kararını uygulamazsa ne olur?
İdare, kararın gereğini gecikmeksizin yerine getirmek zorundadır ve süre tebliğden itibaren otuz günü geçemez. Bazı işlemlerde yeni istisnalar getirilmiştir. Uygulanmayan kararlar için ayrıca başvuru yolları değerlendirilir.
İzmir idare hukuku avukatı ile ilk görüşmede hangi belgeler getirilmelidir?
İdari işlem ve tebliğ evrakı, idareye yapılan başvurular ve cevaplar, taşınmaz veya görev kayıtları ve yazışmalar yararlı olur. İzmir idare hukuku avukatı olarak dosyayı bu belgelerle değerlendirir, eksikleri birlikte tespit ederiz.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Anlatılan yargı kararları örnek niteliğindedir; idari yargılama mevzuatı değişebildiğinden her uyuşmazlık kendi olayı, tarihleri ve güncel metinle değerlendirilir.



















