Ortak almak, şirketin yönetimini devretmek, bir bono nedeniyle takibe uğramak ya da kendi alacağınızı tahsil etmek istemek, ticari hayatta sık yaşanan durumlardır. Bu işlerde hukuki hata, çoğu zaman uyuşmazlık doğduktan sonra fark edilir. Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak gibi usul şartları ve çok kısa süreler de bu hataları pahalı hâle getirebilir. Bu rehberde İzmir şirket avukatı arayan şirket sahipleri, ortaklar, yöneticiler ve tacirler için temel konuları anlatıyoruz: şirket türleri, yöneticilerin sorumluluğu, ticari davalar, zorunlu arabuluculuk ve kambiyo senetleri.
KRC Hukuk Bürosu olarak İzmir’de bulunan ofisimizde şirketlere, ortaklara, yöneticilere ve tacirlere hukuki destek veriyoruz. Aşağıdaki anlatım genel bilgilendirme niteliğindedir. Her dosya, şirket sözleşmesi, kararları ve belgeleriyle ayrıca değerlendirilmelidir.
Şirket Hukuku Nedir? Hangi Kanunlar Uygulanır?
Ticari işletmelerin ve şirketlerin hukuki çerçevesini 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) çizer. Kanun; tacir ve ticari işletme kavramlarını, şirket türlerini, organların görev ve sorumluluklarını, ticari davaları ve kambiyo senetlerini düzenler. Dava öncesi arabuluculuk 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nda, yargılama usulü 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK), takip ve menfi tespit konuları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda (İİK) yer alır. Borç ilişkisinin genel kuralları için ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu devreye girer.
Bu kanunlar birbirini tamamlar. Bu yüzden bir şirket uyuşmazlığında yalnızca TTK’ya bakmak çoğu zaman yetmez. Örneğin ticari bir alacak davasında hem TTK’daki görev kuralları hem de arabuluculuk kanunundaki usul şartları birlikte düşünülmelidir.
Şirket Türleri ve Ortakların Sorumluluğu
TTK m. 124’e göre ticaret şirketleri kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir. Kanun, kollektif ve komandit şirketleri şahıs şirketi; anonim şirket, limited şirket ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketi ise sermaye şirketi sayar. Uygulamada en çok anonim ve limited şirket kurulur. İkisinde de ortakların sorumluluğu kural olarak sınırlıdır.
| Kriter | Anonim Şirket (TTK m. 329) | Limited Şirket (TTK m. 573) |
|---|---|---|
| Sermaye yapısı | Sermayesi belirli ve paylara bölünmüştür. | Esas sermayesi belirlidir ve esas sermaye paylarının toplamından oluşur. |
| Şirket borçlarından sorumluluk | Şirket yalnız malvarlığıyla sorumludur. | Ortaklar şirket borçlarından sorumlu değildir. |
| Ortağın yükümlülüğü | Pay sahibi, taahhüt ettiği sermaye payıyla ve şirkete karşı sorumludur. | Ortak, taahhüt ettiği sermaye payını ödemekle ve şirket sözleşmesindeki ek ödeme ile yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdür. |
| Yönetici sorumluluğu | Yönetim kurulu üyeleri TTK m. 553’e göre sorumludur. | Müdürler için aynı hüküm TTK m. 644 yollamasıyla uygulanır. |
Burada sık yapılan bir yanılgı vardır: Ortakların sorumluluğunun sınırlı olması, her durumda kişisel sorumluluğun tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Yönetici sıfatıyla alınan kararlar, imzalanan kefalet ve garanti belgeleri ya da kamu alacakları gibi konularda kişisel sorumluluk gündeme gelebilir. Bu konular dosyaya göre ayrıca incelenir.
Şirket Kurarken ve Ortaklık Yapısını Belirlerken Dikkat Edilecekler
Şirket kurarken türün seçimi, ilerideki uyuşmazlıkların büyük kısmını belirler. Uygulamada gördüğümüz kadarıyla sorunlar çoğunlukla kuruluş aşamasında düşünülmemiş birkaç noktadan çıkar:
- Şirket türü: Ortak sayısı, sermaye yapısı, yönetim biçimi ve gelecekteki büyüme planı birlikte düşünülmelidir. Asgari sermaye gibi parasal sınırlar zaman içinde değişebildiği için güncel mevzuattan kontrol edilir.
- Esas sözleşme veya şirket sözleşmesi: Pay oranları, oy hakları, karar yeter sayıları, kâr dağıtımı, ortaklıktan çıkma ve çıkarılma kuralları açıkça yazılmalıdır.
- Yönetim yetkisi ve temsil: Kimin hangi tutara kadar şirketi bağlayabileceği, tek imza mı çift imza mı gerektiği net olmalıdır. Bu kural, ileride bir bono veya sözleşmenin şirketi bağlayıp bağlamadığı tartışmasında belirleyici olur.
- Pay devri: Payların devri, şirket türüne göre şekil ve onay şartlarına bağlı olabilir. Bu şartlara uyulmayan devir, geçerlilik tartışması doğurabilir.
- Uyuşmazlık çözüm şartı: Şirket içi uyuşmazlıklar için tahkim veya arabuluculuk şartı konulabilir mi sorusu doktrinde tartışmalıdır. Emredici şirketler hukuku kuralları, sermayenin korunması ve hak düşürücü süreler bu şartların dikkatle kurulmasını gerektirir.
Yönetim Kurulu Üyeleri ve Müdürlerin Sorumluluğu
TTK m. 553’e göre kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Limited şirkette müdürler için de aynı kural uygulanır. Yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmekle yükümlüdür (TTK m. 369).
Bu sorumluluk sınırsız değildir. Kimse kontrolü dışında kalan aykırılıklar yüzünden sorumlu tutulamaz. Doktrinde “işadamı kararı ilkesi” olarak anılan yaklaşıma göre de, yeterli bilgiye dayanan, menfaat çatışması taşımayan ve şirket yararına verilmiş bir ticari karar, sırf olumsuz sonuç doğurdu diye kusur sayılmayabilir. Ancak bu ilke açık kanun ve esas sözleşme ihlallerini korumaz.
Sorumluluk davalarında zararın kime ait olduğu önemlidir. Zarar doğrudan pay sahibinin veya alacaklının kendi malvarlığında ortaya çıkmışsa tazminat kendisine istenebilir. Zarar şirketin malvarlığında oluşmuş ve pay sahibine dolaylı yansımışsa, davayı kendi adına açan pay sahibi tazminatın şirkete ödenmesini talep etmelidir. Talep sonucu yanlış kurulursa dava hakkı yokluğu riski doğabilir.
İbra ve Zamanaşımı
Genel kurulun yöneticileri ibra etmesi, davanın kaderini etkileyebilir. TTK m. 558’e göre ibra kararı, ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylar bakımından, şirketin ve ibraya olumlu oy veren pay sahiplerinin dava hakkını ortadan kaldırır. Diğer pay sahiplerinin dava hakkı ise ibra tarihinden itibaren altı ay geçmesiyle düşer. Tazminat isteme hakkı, zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde zararı doğuran fiilden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TTK m. 560). Fiil cezayı gerektiriyorsa ve ceza kanunundaki zamanaşımı daha uzunsa o süre uygulanır.
Varsayımsal örnek 1: Bir anonim şirketin genel kurulu, yönetim kurulunu 15 Mart’ta ibra ediyor. Karara olumsuz oy veren bir pay sahibi, şirketin 1.200.000 TL’lik bir zarara uğradığını düşünüyor. Dava hakkı bakımından altı aylık sürenin 15 Mart’tan itibaren işleyeceği değerlendirilir. Tarihler, tutar ve olay varsayımsaldır. Gerçek bir dosyada ibra kararının kapsamı ve oylama sonuçları belgelerle kontrol edilmelidir.
Pay Sahibinin Bilgi Alma ve Özel Denetim Hakkı
Pay sahipleri, şirketin işleyişi hakkında bilgi alma ve inceleme hakkına sahiptir (TTK m. 437). Bu hakkın kullanımı sırasında şirket, ticari sır veya haksız rekabet endişesi ileri sürerek talebi geri çevirebilir. Bilgi talebi sonuçsuz kalırsa, TTK m. 441 kapsamında özel denetçi atanması istenebilir. Mahkemenin özel denetim konusundaki kararı kesindir ve özel denetim sürecinin uzaması, ibra ve sorumluluk davası sürelerini tehlikeye sokabilir. Bu yüzden özel denetim yoluna giden pay sahibi, bir yandan süreleri takip etmelidir.
Ticari Dava Nedir? Görevli Mahkeme Hangisidir?
TTK m. 4’e göre ticari davalar iki grupta toplanır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın, TTK’da veya maddede sayılan özel mevzuatta düzenlenen konulardan doğan davalardır. Haksız rekabet ve bono gibi TTK’da düzenlenen konulara dayanan davalar mutlak ticari dava sayılabilir.
TTK m. 5’e göre aksine hüküm bulunmadıkça asliye ticaret mahkemesi, dava konusunun değerine bakılmaksızın tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde ticari dava, asliye hukuk mahkemesinde, asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla görülür.
Taraflardan birinin tacir olmaması, dosyanın ticari dava sayılmasını engelleyebilir. Kimi uyuşmazlıklar da kanunda açıkça başka mahkemeye bırakılmıştır. Örneğin yargı kararlarında, İİK’daki tasarrufun iptali davalarının genel mahkemelerin görevinde olduğu ve ticari dava sayılmadığı belirtilmiştir.
Varsayımsal örnek 2: Küçük bir esnaf, bir müşteriden eser sözleşmesi nedeniyle 90.000 TL alacağını istiyor. Esnafın tacir olmadığı, vergi kaydının ve işletme büyüklüğünün esnaflık sınırında kaldığı anlaşılırsa, dava nispi ticari dava sayılmayabilir ve genel görevli asliye hukuk mahkemesinde görülebilir. Bu durumda dava öncesi zorunlu arabuluculuk da aranmayabilir. Bu örnek varsayımsaldır. Tacir sıfatı, her dosyada vergi kaydı ve faaliyet durumuna bakılarak belirlenir.
Ticari Davalarda Dava Şartı Arabuluculuk
TTK m. 5/A’ya göre, ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde başvuruyu sonuçlandırır. Zorunlu hâllerde bu süre en fazla iki hafta uzatılabilir.
6325 sayılı Kanun m. 18/A, bu sürecin usulünü düzenler:
- Anlaşma olmazsa düzenlenen son tutanağın aslı veya onaylı örneği dava dilekçesine eklenir. Eklenmemişse mahkeme bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde sunulmazsa dava usulden reddedilir.
- Arabulucuya hiç başvurulmadan dava açılmışsa, mahkeme süre vermeden davayı dava şartı yokluğundan usulden reddeder.
- Geçerli bir mazereti olmadan ilk toplantıya katılmayan taraf, davada tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.
- Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
Önemli bir ayrım vardır: arabuluculuk, ticari davaların hepsinde aranmaz. Para ödenmesine yönelik olmayan inşaî davalarda (örneğin genel kurul kararının iptali veya şirketin feshi) ve salt tespit davalarında genel olarak bu şart aranmaz. Ancak talep sonucunda bir miktar para veya tazminat da varsa, bu talepler arabuluculuğa tabi olabilir. Bu ayrımın sınırı her dosyada ayrıca incelenmelidir.
Varsayımsal örnek 3: Bir şirket, ticari bir alacağı için 480.000 TL tutarında alacak davası açıyor ancak arabulucuya hiç başvurmamıştır. Mahkeme eksikliği tamamlatmak için süre vermeden davayı dava şartı yokluğundan usulden reddedebilir. Daha sonra arabulucuya başvurulsa bile, sonradan alınan son tutanak açılmış bu davayı kurtarmaz. Bu yüzden arabuluculuk, dava dilekçesinden önce tamamlanmalıdır. Rakam varsayımsaldır.
Bono, Kambiyo Senetleri ve Menfi Tespit
Bono, ticari hayatta en çok karşılaşılan kambiyo senedidir. TTK m. 776’ya göre bir senedin bono sayılabilmesi için senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesi, kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtarın adı, düzenleme tarihi ve yeri ile düzenleyenin imzası bulunmalıdır. Bu unsurlar eksikse senet kambiyo senedi niteliğini kaybedebilir.
Bononun şirketi bağladığını söyleyebilmek için imzanın şirketi temsile yetkili kişilerce atılmış olması gerekir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 16.01.2024 tarihli, 2023/1621 E., 2024/353 K. sayılı kararında, şirketin yönetim kurulu kararı gereği üç üyeden herhangi ikisinin müşterek imzasıyla temsil edildiği olgusu gözetilmiş ve çift imza bulunmayan bono nedeniyle şirketin sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmıştır. Uygulamada bu, ticaret sicilindeki imza yetkisinin senet üzerinde kontrol edilmesinin neden önemli olduğunu gösterir.
Varsayımsal örnek 4: Bir şirketin imza yetkisi iki yönetim kurulu üyesinin birlikte imzasına bağlıdır. Şirket adına 300.000 TL’lik bir bono düzenlenmiş ancak senette yalnızca bir üyenin imzası vardır. Şirket aleyhine takip yapılırsa, temsil yetkisi eksikliği ileri sürülerek itiraz yoluna gidilebilir. Sonuç, ticaret sicili kayıtlarına ve imza sirkülerine göre değişir.
Kambiyo Senetlerinde Zamanaşımı
TTK m. 749 ve m. 778 uyarınca bonoda düzenleyene karşı ileri sürülecek istemler, vade tarihinden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Hamilin cirantalara karşı istemleri protesto tarihinden veya “gidersiz iade” kaydı varsa vadeden itibaren bir yıl, bir cirantanın diğer cirantalara karşı istemleri ise altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar. Kambiyo senedi zamanaşımına uğradığında veya hakların korunması için gerekli işlemler ihmal edildiğinde, TTK m. 732 uyarınca düzenleyene karşı sebepsiz zenginleşme davası açılabilir. Bu dava, zamanaşımına uğradığı tarihi izleyen günden itibaren bir yıllık süreye tabidir.
Menfi Tespit ve İstirdat Davası
Borçlu olmadığı hâlde aleyhine icra takibi yapılan kişi, İİK m. 72 uyarınca menfi tespit davası açabilir. Takipten önce açılan davada mahkeme, en az yüzde on beş teminatla takibin durdurulmasına karar verebilir. Takipten sonra açılan davada kural olarak takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak yine teminat karşılığında, veznedeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir istenebilir. Borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kalan kişi, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istirdat davası açabilir.
Menfi tespit ve istirdat davaları, 7445 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonra TTK m. 5/A kapsamına açıkça alınmıştır. Eski içtihatlarda ticari menfi tespit davalarında arabuluculuğun dava şartı olmadığı yönünde kararlar bulunduğundan, bu konuda eski kararlara dayanmak hataya yol açabilir. 6325 sayılı Kanun m. 18/A-16 uyarınca, arabuluculuk bürosuna başvurulduktan sonra aleyhe icra takibi yapılırsa ve son tutanaktan itibaren iki hafta içinde İİK m. 72’ye göre menfi tespit davası açılırsa, takipten önce açılmış gibi tedbir talep edilebilir.
Varsayımsal örnek 5: Bir şirket aleyhine 750.000 TL’lik bir kambiyo takibi başlatılıyor. Şirket borçlu olmadığını düşünüyor. Arabulucuya başvurmuş ve son tutanağı almıştır. Tedbir talep edilecekse yüzde on beş teminat, 112.500 TL olarak hesaplanır. İki haftalık sürenin son tutanak tarihinden itibaren işlediği dikkate alınmalıdır. Rakamlar varsayımsaldır. Teminat oranı ve tutarı mahkemenin takdirine göre değişebilir. Kambiyo takiplerinin icra yönü için İzmir icra avukatı sayfamızda bahsetmiştik.
Şirket Uyuşmazlıklarında Önemli Süreler
| Konu | Dayanak | Süre veya şart |
|---|---|---|
| Ticari para alacağı, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit, istirdat | TTK m. 5/A | Dava öncesi arabuluculuk dava şartıdır. Arabulucu 6 hafta içinde sonuçlandırır, en fazla 2 hafta uzatabilir. |
| Son tutanağın sunulması | 6325 sayılı Kanun m. 18/A | Dilekçeye eklenmemişse mahkeme 1 haftalık kesin süre verir. |
| İbraya karşı dava (ibraya olumlu oy vermeyen pay sahibi) | TTK m. 558 | İbra tarihinden itibaren 6 ay. |
| Yöneticilere karşı tazminat | TTK m. 560 | Zararı ve sorumluyu öğrenmeden 2 yıl, fiilden 5 yıl. Daha uzun ceza zamanaşımı saklıdır. |
| Bonoda düzenleyene karşı istem | TTK m. 749, 778 | Vade tarihinden itibaren 3 yıl. |
| Zamanaşımına uğrayan bonoda sebepsiz zenginleşme | TTK m. 732 | Zamanaşımı tarihini izleyen günden itibaren 1 yıl. |
| İstirdat davası | İİK m. 72 | Ödeme tarihinden itibaren 1 yıl. |
| Takipten sonra menfi tespit (arabuluculuk sonrası) | 6325 sayılı Kanun m. 18/A-16, İİK m. 72 | Son tutanaktan itibaren 2 hafta. |
| Bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz | HMK m. 361 | Tebliğden itibaren 2 hafta. |
Bu tablo genel çerçeveyi gösterir. Süreler, kanun değişiklikleri ve somut olayın özellikleri nedeniyle farklılaşabilir, bu yüzden her dosyada güncel metne ve belgelere bakmak gerekir.
Yargı Kararlarından Örnekler
Aşağıdaki kararlar, ticari davalarda uygulamada nasıl bir yaklaşım izlendiğini gösteren örneklerdir. Bölge adliye mahkemesi kararları Yargıtay içtihadı oluşturmaz ve her karar kendi olayına özgüdür. Bu nedenle bunlar bir dosyada kesin sonuç göstergesi olarak okunmamalıdır.
- Tacir olmayan davacı ve arabuluculuk: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nin 09.01.2026 tarihli, 2025/135 E., 2026/47 K. sayılı kararında davacının vergi kaydı bulunmadığı ve esnaflık sınırında kaldığı, bu yüzden tacir sayılmadığı belirtilmiştir. Daire, eser sözleşmesinden doğan uyuşmazlığın ticari dava olmadığına ve asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna karar vermiştir. Dava ayrıca zorunlu arabuluculuğa da tabi görülmemiştir. Pratik yorum: Taraflardan birinin tacir olup olmadığı, hem mahkemeyi hem de arabuluculuk zorunluluğunu etkileyebilir.
- Haksız rekabet ve tazminat taleplerinin ayrılması: Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nin 01.07.2025 tarihli, 2025/1217 E., 2025/1183 K. sayılı kararında haksız rekabet davası mutlak ticari dava sayılmış, maddi ve manevi tazminat taleplerinin zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu belirtilmiştir. Aynı karar, tespit ve önleme talepleri ile tazminat taleplerinin birlikte açıldığı durumda, arabuluculuk yokluğu nedeniyle tüm davanın reddedilmesini hatalı bulmuştur. Pratik yorum: Dava dilekçesinde talepler ayrıştırılmalı, para talepleri için arabuluculuk önceden yapılmalıdır.
- Son tutanağın sonradan sunulması: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 09.02.2023 tarihli, 2021/6160 E., 2023/750 K. sayılı kararında, itirazın iptali davasında verilen bir haftalık kesin süre içinde arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı için davanın usulden reddi onanmıştır. Karar, istinaf aşamasında sunulan tutanağın sonuca etkisinin bulunmadığını belirtmiştir. Pratik yorum: Tutanak, mahkemenin verdiği kesin süre içinde sunulmalıdır.
- Menfi tespit davasında arabuluculuk: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 03.11.2025 tarihli, 2025/1736 E., 2025/6567 K. sayılı kararında 7445 sayılı Kanun’la TTK m. 5/A’ya menfi tespit ve istirdat davalarının eklendiği belirtilmiş, arabuluculuğa başvurulmadan açılan menfi tespit davasının usulden reddi onanmıştır. Pratik yorum: Eski içtihatlara dayanarak arabuluculuğu atlamak risklidir.
- Yönetici sorumluluğu davası: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nin 02.12.2021 tarihli, 2021/1993 E., 2021/1496 K. sayılı kararında, TTK m. 553 ve devamına dayalı yönetici sorumluluğu tazminat davasının arabuluculuk kapsamında değerlendirildiği görülmektedir. Pratik yorum: Şirket zararının yöneticiden tahsili talebi, para talebi içerdiği için arabuluculuk açısından ayrıca kontrol edilmelidir.
- Bonoda tanzim tarihi ve ispat: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 03.09.2024 tarihli, 2024/35 E., 2024/5892 K. sayılı kararında, senet üzerinde tanzim tarihinin kaşe ile gösterilmesinin tarihin sonradan oluşturulduğu anlamına gelmeyeceği değerlendirmesi onanmıştır. Aynı kararda senede karşı senetle ispat kuralı gereği yazılı belge zorunluluğu da vurgulanmıştır. Pratik yorum: Bedelsizlik veya teminat senedi iddialarında yazılı delil önem taşır.
- Bayilik ve kefalet uyuşmazlığında arabuluculuk savunması: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nin 10.06.2024 tarihli, 2022/314 E., 2024/1062 K. sayılı kararında, akaryakıt bayiliği ve kefalet ilişkisinden doğan alacak davasında, davalının arabuluculuk dava şartı yerine getirilmedi savunması hakkında ilk derece mahkemesinin değerlendirme yapmaması nedeniyle karar kaldırılmıştır. Pratik yorum: Arabuluculuk itirazı usul şartı olarak ciddiyetle incelenir.
Haksız Rekabet, Konkordato ve Diğer Ticari Uyuşmazlıklar
Ticari uyuşmazlıklar yalnızca alacak ve şirket içi anlaşmazlıklardan ibaret değildir. Haksız rekabet, bayilik ve distribütörlük sözleşmeleri, kefalet ve teminat ilişkileri, şirket birleşme ve devirleri de sık görülen konulardır. Borç ödeyemez hâle gelen şirketler için konkordato başvurusu gündeme gelebilir. Yargı kararlarında, konkordato talebinde imtiyazlı işçilik alacaklarının teminatlandırılması gibi kanuni şartların aranması, bu şartlar yerine getirilmezse talebin reddedilmesi örnekleri bulunmaktadır. İşçilik alacağı boyutu için İzmir işçi avukatı sayfamızda bahsetmiştik.
Şirketin işyeri kirası veya taşınmaz sorunları da ticari işletmeyi doğrudan etkiler. Bu konularda İzmir kira avukatı sayfamızda bahsetmiştik. Zarar ve tazminat boyutu ise İzmir tazminat avukatı sayfamızda ele alınmıştır.
Sık Yapılan Hatalar
- Arabulucuya başvurmadan dava açmak: Para alacağı, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat taleplerinde dava usulden reddedilebilir.
- Son tutanağı dilekçeye eklememek veya kesin süreyi kaçırmak: Bir haftalık kesin süre içinde sunulmayan tutanak, davanın reddine yol açabilir.
- Eski içtihatlara güvenmek: Menfi tespit davasında arabuluculuğun gerekmediği yönündeki eski kararlar, kanun değişikliğinden sonra uygulanmayabilir.
- İbra tarihini kaçırmak: İbraya olumlu oy vermeyen pay sahipleri için altı aylık süre kısadır.
- Zararın türünü yanlış belirlemek: Dolaylı zarar için tazminatı kendi adına istemek dava hakkı sorununa yol açabilir.
- İmza yetkisini kontrol etmemek: Çift imza şartı olan şirkette tek imzalı senet ya da sözleşme sorun çıkarabilir.
- Bono unsurlarına bakmamak: Zorunlu unsurları eksik senet kambiyo senedi sayılmayabilir.
- Zamanaşımını takip etmemek: Bonoda üç yıl, yönetici sorumluluğunda iki ve beş yıl süreleri hızla dolabilir.
- Talepleri ayrıştırmamak: Tespit ve para taleplerini aynı dilekçede arabuluculuk yapmadan birleştirmek tefrik ve ret riski doğurur.
İzmir Şirket Avukatı Ne Yapar?
Bir İzmir şirket avukatı dosyada genellikle şu işleri yapar:
- Şirket türünü, esas sözleşmeyi ve ortaklık yapısını inceler, riskli maddeleri önceden gösterir.
- Genel kurul ve yönetim kurulu kararlarını, imza yetkilerini ve ibra durumunu kontrol eder.
- Uyuşmazlığın ticari dava olup olmadığını, görevli mahkemeyi ve arabuluculuk şartını belirler.
- Arabuluculuk sürecinde müvekkili temsil eder, son tutanağı dava dilekçesine uygun şekilde hazırlar.
- Alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve sorumluluk davalarının dilekçelerini yazar ve süreci takip eder.
- Bono ve kambiyo senetlerine ilişkin takip ve itiraz süreçlerini yürütür.
- Ticari sözleşmeleri hazırlar, inceler ve ihtilaf çıkmadan önce düzeltilmesi gereken noktaları belirler.
Sonuç konusunda söz vermek mümkün değildir. Mahkemenin takdiri, belgelerin içeriği ve karşı tarafın savunması her dosyada farklıdır.
Dava Açılmadan Önce Hukuki Değerlendirme
Ticari uyuşmazlıklarda en sık görülen kayıp, iş yapılmadan önce atılması gereken adımların atlanmasıdır. İzmir şirket avukatı ile yapılacak ilk görüşmede şu bilgilerin hazır olması süreci hızlandırır:
- Şirket sözleşmesi veya esas sözleşme, ticaret sicili kayıtları ve imza sirküleri.
- İlgili genel kurul ve yönetim kurulu kararları, ibra belgeleri.
- Sözleşmeler, faturalar, irsaliyeler, yazışmalar ve ödeme belgeleri.
- Bono, çek veya diğer senetlerin aslı veya kopyası ile vade tarihleri.
- Daha önce yapılmış bir arabuluculuk başvurusu varsa son tutanak.
- Varsa icra takip dosyası ve tebligat belgeleri.
Bu belgeler olmadan sürelerin nereden başladığını ve hangi yolun uygun olduğunu söylemek zordur. Ne kadar erken başvurulursa, süre ve belge risklerini yönetmek o kadar kolay olur.
Neden KRC Hukuk Bürosu?
KRC Hukuk Bürosu, ticari ve şirket dosyalarında ilk görüşmede belgeleri, süreleri ve arabuluculuk zorunluluğunu netleştirmeye odaklanır. Sonuç konusunda garanti vermeyiz. Ticari davalarda sonucu sözleşme, belgeler, mevzuat ve mahkemenin takdiri birlikte belirler. Müvekkilimize hangi aşamada ne olacağını, hangi sürenin ne zaman dolacağını ve alternatif yolların neler olduğunu açıkça anlatırız. İzmir şirket avukatı seçerken beklentinizin hukukun sınırlarıyla örtüşmesi önemlidir. Biz bunu ilk görüşmede kurmaya çalışırız.
İzmir ve İlçelerinde Şirket ve Ticari Uyuşmazlıklar
İzmir, ticaretin ve sanayinin yoğun olduğu bir şehirdir. Karabağlar, Buca, Konak, Bornova ve diğer ilçelerde faaliyet gösteren esnaf, tacir ve şirketlerin yaşadığı uyuşmazlıklar çoğu zaman benzer konularda toplanır: ticari alacak, ortaklar arası anlaşmazlık, bono ve çek, sözleşme ihlali. Ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülür. Mahkemenin yeri ise uyuşmazlığın türüne ve yetki kurallarına göre belirlenir. Dolayısıyla Karabağlar şirket avukatı arayan biri için bile dosyanın hangi mahkemede ve hangi usulle görüleceği, belgelerin incelenmesiyle netleşir. Dosyanızı birlikte değerlendirerek en doğru yolu birlikte belirleyebiliriz.
Sıkça Sorulan Sorular
Şirket borçlarından ortaklar kişisel olarak sorumlu olur mu?
Anonim ve limited şirketlerde ortaklar kural olarak şirket borçlarından kişisel olarak sorumlu değildir. Anonim şirkette pay sahibi taahhüt ettiği sermaye payıyla, limited şirkette ortak taahhüt ettiği esas sermaye payı ve sözleşmede öngörülen ek yükümlülüklerle sorumludur. Kefalet, yöneticilik veya kamu alacakları gibi özel durumlar ayrıca incelenmelidir.
Yönetim kurulu üyeleri hangi hâllerde sorumlu tutulabilir?
Yönetim kurulu üyeleri, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı sorumlu olabilir. Kontrolleri dışındaki aykırılıklardan sorumlu tutulamazlar. Somut olayda kusur ve zarar ilişkisi incelenir.
Ticari dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu mu?
Ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. İnşaî veya salt tespit niteliğindeki davalarda genellikle bu şart aranmaz.
Arabulucuya başvurmadan dava açarsam ne olur?
Mahkeme, süre vermeden davayı dava şartı yokluğundan usulden reddedebilir. Dava açıldıktan sonra alınan son tutanak bu eksikliği gidermez.
Arabulucu ne kadar sürede sonuç verir?
Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde başvuruyu sonuçlandırır. Zorunlu hâllerde bu süre en fazla iki hafta uzatılabilir.
Arabuluculuk toplantısına katılmazsam ne olur?
Geçerli mazereti olmadan ilk toplantıya katılmayan taraf, davada tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.
Ticari dava hangi mahkemede görülür?
Aksine hüküm bulunmadıkça asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde dava, asliye hukuk mahkemesinde asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla görülür.
Bono için zamanaşımı süresi ne kadar?
Bonoda düzenleyene karşı ileri sürülecek istemler vade tarihinden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Hamilin cirantalara karşı istemleri için süre bir yıldır. Somut dosyada vade, protesto ve diğer tarihler ayrıca kontrol edilmelidir.
Zamanaşımına uğrayan bono için başka bir yol var mı?
Kambiyo senedi zamanaşımına uğradığında, TTK m. 732 uyarınca düzenleyene karşı sebepsiz zenginleşme davası açılabilir. Bu dava, zamanaşımına uğradığı tarihi izleyen günden itibaren bir yıllık süreye tabidir.
Borçlu olmadığım hâlde aleyhime takip yapıldı, ne yapabilirim?
İİK m. 72 uyarınca menfi tespit davası açılabilir. Davanın takipten önce mi sonra mı açıldığına göre tedbir imkânları değişir. Ticari menfi tespit davalarında dava öncesi arabuluculuğun da aranabileceği unutulmamalıdır.
Yöneticilere açılacak sorumluluk davası için süre var mı?
Evet. Zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımı gerçekleşir. İbra kararına olumlu oy vermeyen pay sahipleri için ayrıca ibra tarihinden itibaren altı aylık süre vardır.
İzmir şirket avukatı ücreti nasıl belirlenir?
Avukatlık ücreti, taraflar arasında yapılan avukatlık sözleşmesiyle ve dosyanın kapsamına göre belirlenir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi de dikkate alınır. Net bir rakam için ön görüşme gerekir.
İlgili mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır.



















