Narlıdere’de boşanma davası, birbirinden çok farklı aile yapılarında gündeme gelir: apartman dairesinde yaşayan çalışan çiftler, emekli eşler, aynı sitede yıllardır oturan aileler ya da çocuklarıyla başka bir şehre taşınmayı düşünen eşler. İlçede ayrı bir adliye bulunmadığından davalar İzmir Adliyesi’ndeki aile mahkemelerinde görülür. Bu sayfa, Narlıdere boşanma avukatı araması yapanlara boşanmanın temel kavramlarını, sırasını ve sık karşılaşılan sorularını sade bir dille anlatmak için hazırlanmıştır.
Narlıdere Boşanma Avukatı Araması ve Yetkili Mahkeme
Adli Rehber’e (2026) göre Narlıdere’de adli teşkilat bulunmamakta, ilçe İzmir Adliyesi’ne bağlı görünmektedir. Narlıdere’de yaşayan eşler için aile mahkemesi bakımından başvurulacak yer bu nedenle İzmir Adliyesi’dir.
Eşlerden biri Narlıdere’de, diğeri başka bir ilçede ya da ilde oturuyorsa her iki yerleşim yeri de yetkili olabilir. Davadan önce son altı aydır birlikte oturulan yer de yetkili sayıldığı için, ortak konutun hangi ilçede olduğu ve eşlerden birinin ayrılma tarihi dilekçede açıkça gösterilmelidir. Yetki konusunda tereddüt varsa mahkemenin yetkisizlik kararı vermesi süreci uzatabilir; bu nedenle adres kayıtları ve ikamet belgesi baştan hazırlanmalıdır. Mahkemelerin kuruluşu ve yargı çevreleri değişebileceğinden güncel durum adliyeden veya Adalet Bakanlığı kaynaklarından teyit edilmelidir.
Anlaşmalı mı, Çekişmeli mi? İki Yolun Farkı
| Ölçüt | Anlaşmalı | Çekişmeli |
|---|---|---|
| Başlangıç | Birlikte başvuru veya davanın kabulü | Boşanma sebebi ve deliller sunulur |
| Hâkimin rolü | Tarafları bizzat dinler; protokolü denetler (TMK m. 166/3) | Delilleri değerlendirir (TMK m. 184) |
| Kapsam | Mali sonuçlar ve çocuklar protokolle düzenlenir | Mahkeme tüm sonuçlara kendisi karar verir |
| Evlilik süresi | En az bir yıl | Kural olarak süre şartı aranmaz |
| Süre | Çoğu dosyada daha kısa | Delil toplanması nedeniyle uzayabilir |
Tablo genel bir çerçevedir. Hâkim protokolü çocuğun veya taraflardan birinin aleyhine bulursa değişiklik isteyebilir; bu değişiklikler taraflarca da kabul edilirse boşanmaya hükmedilir. Anlaşmalı yolun ayrıntıları için anlaşmalı boşanma sayfasına bakılabilir.
Çekişmeli Boşanmada Sebepler ve İspat
Çekişmeli boşanma, kanunda sayılan özel sebeplere veya evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel sebebine dayanır. Özel sebepler arasında zina (TMK m. 161), hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m. 162), suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m. 163) ile terk (TMK m. 164) bulunur. Bu sebeplerin bir kısmında dava hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde olayın üzerinden beş yıl geçmekle düşer; bu yüzden olay tarihleri not edilmelidir.
Boşanmada hâkim, dava konusu olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; tarafların ikrarları hâkimi bağlamaz ve yemin teklif edilemez (TMK m. 184). Mesaj yazışmaları, tanık beyanları, sağlık raporları ve resmî kayıtlar bu bakımdan önem taşır. Delillerin hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması da ayrıca değerlendirilir. Örneğin eşin telefonuna izinsiz girilerek elde edilen yazışmalar, kural olarak sorun yaratır; bu tür delillerin dosyaya sunulması düşünülüyorsa önce hukuka uygunluğu değerlendirilmeli, yazışmanın tarafı olan kişinin kendi cihazındaki kayıtlar ile üçüncü kişinin hesabından alınan kayıtlar birbirinden ayırt edilmelidir. Tanık beyanlarında ise tanığın olayı bizzat görmüş ya da duymuş olması, sonradan başkasından dinlediğini aktarmasından daha güçlü sayılır.
Varsayımsal örnek 1: Eşlerden biri, diğerinin kendisine uzun süredir hakaret ettiğini ve ortak konuttan çıkmasını söylediğini ileri sürsün. Davacı, bu iddiasını mesaj kayıtları ve tanıklarla ispatlamak ister. Hâkim, olayların ne zaman yaşandığını, tarafların kusur durumunu ve delillerin hukuka uygunluğunu değerlendirir. Sonuç, dosyadaki delillere göre değişir. Örnek kurgusaldır.
Narlıdere Boşanma Avukatı Aramalarında Öne Çıkan Konular
Ortak konut, aile konutu ve mal paylaşımı
Eşler mal rejimi sözleşmesi yapmamışsa evlilik tarihinden itibaren edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Evlilik süresince karşılığı verilerek elde edilen mallar edinilmiş mal sayılır; miras ve karşılıksız kazanma yoluyla gelen değerler ise kişisel maldır (TMK m. 219 ve 220). Rejim tasfiyesinde artık değerin yarısı üzerinde her eş hak sahibidir (TMK m. 236). Bir eşin diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız katkıda bulunması hâlinde ise değer artış payı alacağı doğabilir (TMK m. 227).
Aile konutu ayrı bir korumaya sahiptir. Eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadıkça aile konutuna ilişkin kira sözleşmesini feshedemez, konutu devredemez veya üzerindeki hakları sınırlayamaz; malik olmayan eş tapu kütüğüne şerh verilmesini isteyebilir (TMK m. 194). Dava öncesinde veya devam ederken bir taşınmaz satışı gündeme geliyorsa, aile konutu niteliği ve bu şerh bir an önce incelenmelidir.
Varsayımsal örnek 2: Eşlerden biri evlilik öncesinde aldığı daireyi sürdürürken, ailenin oturduğu başka bir konutun kredisi evlilik süresince ortak gelirle ödenmiş olsun. İki konutun rejim içindeki yeri farklı değerlendirilir; edinme tarihi, ödemelerin kaynağı ve tapu kayıtları belirleyicidir. Gerçek sonuç dosyaya göre değişir. Örnek kurgusaldır.
Geçici önlemler ve koruma tedbirleri
Boşanma davası açıldığında hâkim, davanın devamı süresince eşlerin barınması, geçimi, mal yönetimi ve çocukların bakım ve korunması gibi konularda gerekli geçici önlemleri re’sen alır (TMK m. 169). Şiddet iddiası bulunan dosyalarda ise 6284 sayılı Kanun ayrı bir koruma sistemi kurar; bu sistem aşağıda ayrıca anlatılmıştır.
Nafaka ve tazminat
Nafaka türleri birbirinden ayrılır. Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer tarafın mali gücü oranında bağlanır (TMK m. 175). Çocuk kendisinde kalmayan eş ise çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır; buna iştirak nafakası denir (TMK m. 182). Maddi tazminat, menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafa; manevi tazminat ise kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafa verilebilir (TMK m. 174). Nafaka veya maddi tazminat irat biçiminde bağlanmışsa alacaklı yeniden evlenirse kendiliğinden kalkar (TMK m. 176).
Velayet ve kişisel ilişki
Hâkim, boşanma kararında olanak bulundukça ana ve babayı dinler ve çocuğun yararını esas alarak ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenler (TMK m. 182). Kişisel ilişkinin gereklerine uyulmaması hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceği mahkemece ihtar edilir. Velayet ve nafakanın genel çerçevesi velayet ve nafaka yazımızda anlatılmıştır.
Varsayımsal örnek 3: Anne ile çocuk, ilçedeki okuldan ayrılıp başka bir şehre taşınmak istesin. Velayet ve kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun okulu, bakımı ve diğer ebeveynle bağı birlikte değerlendirilir; mesafe arttıkça kişisel ilişkinin nasıl işleyeceği de tartışılır. Hâkim çocuğun yararını esas alır. Örnek kurgusaldır.
Boşanma Davasının Aşamaları
Boşanma davası, yazılı yargılama usulüne tabi bir aile hukuku davasıdır ve genel olarak şu sırayla ilerler. İlk adım dava dilekçesinin hazırlanıp aile mahkemesine verilmesidir; dilekçede tarafların bilgileri, olayın özeti, dayanılan deliller, hukuki sebepler ve açık talep sonucu bulunur (HMK m. 119). Dilekçe davalıya tebliğ edilir ve davalı, tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesini verir; durum gerektiriyorsa mahkemeye başvurarak ek süre alabilir (HMK m. 127).
Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır; mahkeme bu aşamada dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını belirler, delillerin sunulması ve toplanması için gerekli işlemleri yapar ve tarafları sulhe teşvik eder (HMK m. 137). Ardından tahkikat ve duruşmalar gelir. Tanıklar dinlenir, gerekirse sosyal inceleme raporu veya bilirkişi görüşü alınır; çocuk bulunan dosyalarda çocuğun yararı belirleyicidir. Hüküm verildikten sonra taraflar istinaf yoluna gidebilir; istinaf süresi ilamın taraflara usulen tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m. 345).
| Aşama | Ne olur? | Dayanak |
|---|---|---|
| Dava dilekçesi | Taraflar, olay, deliller ve talep sonucu yazılır | HMK m. 119 |
| Cevap | Tebliğden itibaren iki hafta; ek süre istenebilir | HMK m. 127 |
| Ön inceleme | Dava şartları, uyuşmazlık konuları ve deliller belirlenir | HMK m. 137 |
| Geçici önlemler | Barınma, geçim ve çocukların bakımı düzenlenir | TMK m. 169 |
| Karar ve istinaf | Hüküm tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf | HMK m. 345 |
Tablo yalnızca sıralamayı gösterir; sürelerin başlangıcı tebligatın yapıldığı tarihe göre dosyada ayrıca kontrol edilir.
Sitede, Apartmanda ve İlçede Yaşayan Aileler İçin Pratik Notlar
Narlıdere’de yaşayan eşlerin boşanma sürecinde en sık karşılaştığı pratik sorular, aslında günlük hayatın devamıyla ilgilidir: ortak konutta kimin kalacağı, kira veya aidat ödemelerinin kim tarafından yapılacağı, çocukların okul ve ulaşım düzeninin nasıl sürdürüleceği ve ortak banka hesapları ile kredi borçlarının ne olacağı gibi. Bu soruların bir kısmı dava açılmadan önce, bir kısmı geçici önlem kararıyla, geri kalanı ise nihai kararla çözülür. Dava başlamadan önce yapılacak belge toplama ve kayıt düzenleme, sürecin geri kalanını belirgin biçimde kolaylaştırır.
Kira ile oturulan konutlarda aile konutu korumasının kiracı eş bakımından nasıl işlediği ayrıca bilinmelidir. Eşlerden biri kira sözleşmesini tek başına feshedemez; sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelebilir ve bildirimde bulunan eş diğeriyle müteselsilen sorumlu olur (TMK m. 194). Kira ilişkisinin bütününe ilişkin genel çerçeve için kira ve gayrimenkul hukuku sayfasına bakılabilir.
Varsayımsal örnek 4: Kiracı olan eş ortak konutu terk etsin ve kira sözleşmesinin sona erdirilmesini istesin; diğer eş ise çocuklarla birlikte konutta kalmak istesin. Aile konutu korumasına göre, sözleşmenin tarafı olmayan eş kiralayana bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı hâline gelebilir. Böyle bir durumda tarafların hakları ve ödeme sorumluluğu sözleşme ve bildirim tarihlerine göre incelenir. Örnek kurgusaldır.
Boşanma Davasında Arabuluculuk, Uzlaşma ve Mali Protokol
Boşanma davası, tarafların serbestçe tasarruf edebileceği davalardan olmadığı için, ön incelemede sulhe teşvik edilmenin sınırları kendine özgüdür; evliliğin sona ermesi taraf iradesiyle değil, mahkeme kararıyla gerçekleşir. Buna karşılık nafaka, tazminat, mal paylaşımı ve velayet gibi mali ve kişisel sonuçlar bakımından taraflar protokolle anlaşabilir. Ancak boşanmanın fer’i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz (TMK m. 184). Protokolün çocuğun yararına aykırı olmaması ve tarafların iradesinin serbestçe açıklanmış olması aranır.
Mali protokolde belirsiz ifadelerden kaçınılması önemlidir: nafaka tutarı ve artış yöntemi, çocukla kişisel ilişkinin gün ve saatleri, taşınmazın kime kalacağı ve tapu devrinin zamanı, ortak kredinin kimde kalacağı açıkça yazılmalıdır. Belirsiz bırakılan her başlık, sonradan yeni bir uyuşmazlığa dönüşebilir. Bu nedenle protokol taslağı dava dilekçesinden önce, belgelerle birlikte gözden geçirilmelidir.
Şiddet Durumunda 6284 Sayılı Kanun’un Koruması
Ev içi şiddet iddiası bulunan dosyalarda boşanma davasından bağımsız olarak 6284 sayılı Kanun’un koruma mekanizması işletilebilir. Kanun iki ayrı tedbir grubu öngörür. Korunan kişiye yönelik koruyucu tedbirler mülki amir tarafından verilir; bunlar arasında uygun barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım ve gerektiğinde geçici koruma altına alınma sayılabilir ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde barınma ile geçici koruma kolluk amirlerince de alınabilir (6284 sayılı Kanun m. 3). Şiddet uygulayana yönelik önleyici tedbirler ise aile mahkemesi hâkimi tarafından verilir; şiddet tehdidi ve hakaretten kaçınma, müşterek konuttan uzaklaştırma, korunan kişiye ve konutuna, okula veya işyerine yaklaşmama, iletişim yoluyla rahatsız etmeme gibi tedbirler bunlar arasındadır (6284 sayılı Kanun m. 5).
Bu tedbirler hem boşanma davası öncesinde hem de dava sürerken gündeme gelebilir. Başvuruya eklenen sağlık raporları, mesaj kayıtları, fotoğraflar ve varsa önceki şikayet belgeleri, tedbir kararının gerekçesini oluşturur. Tedbir kararının ihlali ayrıca zorlama hapsi gibi sonuçlar doğurabilir; bu nedenle karar metni tebliğ edildiğinde süresi, kapsamı ve hangi kişileri koruduğu dikkatle okunmalıdır. Şiddet iddiası bulunan dosyada, hukuki sürecin yanında kişinin güvenliği de öncelikli sorudur.
Çocuklu Boşanmada Neler Önem Taşır?
Çocuk bulunan boşanma dosyalarında hâkim, anne ve babanın talepleri kadar çocuğun yaşı, okul düzeni, sağlık durumu, bakım ihtiyacı ve her iki ebeveynle bağı gibi unsurları da değerlendirir. Velayet, çocuğun bakımı ve temsili ile ilgili haklar bütününü ifade eder; velayet kendisine verilmeyen eşin çocukla kişisel ilişkisi ise ayrıca düzenlenir (TMK m. 182). Kişisel ilişki; hafta sonları, tatil günleri, bayramlar ve gece kalma gibi başlıklarda somutlaştırılır. Ebeveynlerin Narlıdere gibi aynı ilçede yaşaması bu düzenin kurulmasını kolaylaştırırken, farklı şehirlerde yaşamaları ulaşım ve okul takvimi bakımından ayrıntılı bir plan gerektirir.
Çocuğun görüşünün alınması da önemli bir konudur. Yaşı ve gelişimi elverdiği ölçüde, çocuk, çocuk gelişimi alanında görevli kişilerin yardımıyla dinlenebilir ve görüşü, tek başına belirleyici olmasa da hâkimin değerlendirmesine katkı sağlar. Çocuğun anne veya babaya karşı yönlendirilmesi ise dosyada aleyhe sonuç doğurabilecek bir davranış olarak değerlendirilebilir. Bu sebeple çocuğun sürecin dışında tutulması ve gündelik düzeninin korunması önerilen yaklaşımdır.
Narlıdere Boşanma Avukatı ve Boşanma Sonrası: Süreler ve Takip
Boşanma hükmü kesinleştikten sonra da çözülmesi gereken konular kalabilir. Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava haklarının, kural olarak boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğradığı hükme bağlanmıştır (TMK m. 178); hangi hakkın bu süreye tabi olduğu, hakkın türüne göre değerlendirilmelidir. Mal rejiminin tasfiyesi ise rejime ilişkin hükümlere göre ayrıca yürütülür (TMK m. 179). Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında ise nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m. 177).
Boşanan kadın evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur ancak evlenmeden önceki soyadını yeniden alır; koşulları varsa hâkimden eski eşin soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir (TMK m. 173). Boşanan eşler birbirinin yasal mirasçısı olamaz (TMK m. 181). Bu tür ayrıntılar, kararın kesinleşmesinden sonra sıklıkla unutulan ama günlük hayatı etkileyen sonuçlardır. Kararın kesinleşme şerhi, tapu ve nüfus işlemleri ile nafaka ödemelerinin başlangıcı için gerekli belgedir; bu nedenle karar tebliğ edildiğinde tarih ve içerik dikkatle kontrol edilmeli, kanun yolu süresi geçmeden itiraz edilecek bir hata varsa vakit kaybetmeden değerlendirilmelidir. Yargılamanın süresi dosyanın yoğunluğuna, delil toplama ihtiyacına ve tarafların tutumuna göre değiştiğinden, genel bir süre vaadinde bulunmak mümkün değildir; anlaşmalı dosyalar çoğunlukla daha kısa sürer. Kesin bir süre için dosyanın bulunduğu mahkemeden güncel bilgi alınmalıdır. Ayrıca karar kesinleştikten sonra nüfus kaydındaki medeni hâl ve soyadı değişikliğinin işlenip işlenmediği kontrol edilmeli, gerekirse kesinleşme şerhli karar örneğiyle nüfus müdürlüğüne başvurulmalıdır. Nafaka ve çocukla kişisel ilişki düzenlemelerinin uygulanmasında yaşanan aksaklıklar da kayıt altına alınmalıdır.
Narlıdere Boşanma Avukatı Görüşmesi Öncesi Hazırlık
Hangi yolun izleneceği, belgelerin eksiksiz toplanmasıyla daha net görülür. Aşağıdaki liste genel bir çerçevedir.
- Nüfus kayıt örneğini, evlilik cüzdanı bilgisini ve varsa mal rejimi sözleşmesini temin etmek.
- Tapu kayıtlarını ve edinme tarihlerini (satın alma veya miras) ayrı ayrı not etmek.
- Çocukların okul, sağlık ve gündelik bakım düzenine ilişkin belgeleri toplamak.
- Gelir ve giderleri gösteren belgeleri, banka hareketlerini ve kredi sözleşmelerini düzenlemek.
- Şiddet veya tehdit varsa sağlık raporlarını, mesaj kayıtlarını ve varsa önceki şikayet belgelerini saklamak.
Genel çerçeve İzmir boşanma sayfasında, ilçe bilgileri Narlıdere genel sayfasında, ceza dosyaları ise Narlıdere ceza sayfasında yer alır. Bu sayfa genel bilgidir; her dosya kendi koşullarıyla değerlendirilir.
Okuma Önerileri ve Resmî Siteler
İlgili kanunların güncel metni için Mevzuat Bilgi Sistemi, dosya takibi için UYAP, genel bilgi için Adalet Bakanlığı sitesi kullanılabilir. Bu ilçeye ilişkin diğer konular için {{narlidere-avukat|genel avukat}} ve {{narlidere-ceza-avukati|ceza}} sayfalarına, tüm bölgeler Hizmet Bölgeleri kategorisinde toplanmıştır. İletişim için iletişim sayfasına bakılabilir.
Kısa Sorular, Kısa Cevaplar
Narlıdere’de boşanma davası nerede açılır?
Eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi ya da dava öncesi son altı ayda birlikte yaşanan yerin mahkemesi yetkilidir (TMK m. 168). Narlıdere’de adli teşkilat kurulmamış olup ilçe İzmir Adliyesi’ne bağlıdır (Adli Rehber, 2026); güncel durum teyit edilmelidir.
Anlaşmalı boşanma için en az evlilik süresi nedir?
Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır; ayrıca ortak başvuru ya da davanın kabulü ve hâkimin eşleri bizzat dinlemesi aranır (TMK m. 166/3).
Dava sürerken geçici önlem alınabilir mi?
Evet; hâkim, barınma, geçim, mal yönetimi ve çocukların bakımı gibi konularda dava boyunca geçerli önlemleri re’sen alır (TMK m. 169).
Yoksulluk nafakasının koşulu nedir?
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşme ve talepte bulunanın kusurunun daha ağır olmamasıdır (TMK m. 175).
Velayeti almayan eş çocuğa karşı ne yükümlüdür?
Çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m. 182).
Aile konutu satılabilir mi?
Eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadıkça aile konutunu devredemez; rıza sağlanamazsa hâkimin müdahalesi istenebilir (TMK m. 194).
Miras kalan mal boşanmada paylaşılır mı?
Miras yoluyla elde edilen değerler kişisel maldır (TMK m. 220); ancak o mala yapılan katkılar ayrıca değerlendirilebilir (TMK m. 227).
Boşanma sonrası dava hakları ne zaman zamanaşımına uğrar?
Boşanma sebebiyle sona ermeden doğan dava hakları kural olarak hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde zamanaşımına uğrar (TMK m. 178); hakkın türüne göre değerlendirilmelidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Örneklerdeki rakamlar varsayımsaldır.









