Konkordato Nedir? Konkordato Şartları ve Süreci

Konkordato nedir nasıl işler
Konkordato nedir nasıl işler

Konkordato şartları, borcunu ödeyemeyen bir şirketin iflas etmeden borçlarını yeniden düzenleyip düzenleyemeyeceğini belirler. Kısaca konkordatoda borçlu, alacaklılarına vade veya indirim teklif eder. Alacaklıların yeterli çoğunluğu bu teklifi kabul eder ve mahkeme de onaylarsa, plan bütün adi alacaklıları bağlar. Ancak süreç kısa değildir. Örneğin başvurudan tasdik kararına kadar geçici mühlet, kesin mühlet, alacaklılar toplantısı ve tasdik duruşması gibi aşamalar vardır. Üstelik konkordato başarısız olursa şirket iflas edebilir. Bu yazıda süreci baştan sona, güncel kanun metni ve Yargıtay ile bölge adliye mahkemesi kararlarıyla anlatıyoruz.

ÖZET

Borcunu ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altındaki her borçlu konkordato isteyebilir. Borçlu; ön projeyi, mali tabloları ve bağımsız denetim raporunu asliye ticaret mahkemesine sunar. Mahkeme belgeler eksiksizse 3 aylık geçici mühlet verir; bu süre 2 ay uzayabilir. Ardından 1 yıllık kesin mühlet gelir ve bu süre de 6 ay uzayabilir. Mühlet boyunca alacaklılar kural olarak takip yapamaz. Proje alacaklıların gerekli çoğunluğuyla kabul edilirse mahkeme tasdik şartlarını inceler. Şartlar oluşmazsa mahkeme talebi reddeder ve şartları varsa şirketin iflasına karar verir.

KRC Hukuk Bürosu olarak bu yazıda konkordatoyu hem borçlu şirket hem de alacaklı açısından ele alıyoruz. Bu nedenle her aşamada iki tarafın da neye dikkat etmesi gerektiğini ayrıca belirtiyoruz.

İçindekiler

Konkordato Nedir?

Konkordato, borçlu ile alacaklılarının mahkeme denetiminde yaptığı bir borç düzenlemesidir. Kanun konkordatoyu tanımlamaz; ancak İcra ve İflas Kanunu (İİK) kimin, hangi amaçla başvurabileceğini açıkça sayar (İİK m. 285, İcra ve İflas Kanunu). Buna göre borçlu, vade alarak veya indirim yaptırarak borçlarını ödemeyi ya da muhtemel bir iflastan kurtulmayı amaçlar. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi de konkordatonun amacını, dürüst borçlunun mali durumunu düzeltmek ve alacaklılara iflasa göre daha fazla ödeme yapılmasını sağlamak olarak açıklar.

Vade, tenzilat ve karma konkordato

Öncelikle konkordatonun içeriği borçlunun teklifine göre değişir. Örneğin borçlu, borcun tamamını ödemeyi ama daha uzun vadede ödemeyi teklif edebilir; buna vade konkordatosu denir. Buna karşılık borcun bir kısmını ödemeyi ve kalanından alacaklıların vazgeçmesini isterse tenzilat konkordatosu söz konusu olur. Ayrıca ikisini birlikte isterse karma konkordato gündeme gelir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da kararlarında bu ayrımı aynı şekilde yapar.

Adi konkordato ve diğer yollar

Uygulamada ise borçlular en çok adi konkordatoya başvurur. Bu yazı da öncelikle adi konkordatoyu anlatır. Bununla birlikte kanun üç yol daha düzenler. Birincisi malvarlığının terki suretiyle konkordatodur; burada borçlu malvarlığını alacaklılara bırakır (İİK m. 309/a vd.). İkincisi, iflas kararından sonra müflisin teklif ettiği iflastan sonra konkordatodur (İİK m. 309). Üçüncüsü ise yalnızca sermaye şirketleri ve kooperatiflere açık olan uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırmadır (İİK m. 309/m vd.). Bu son yolda şirket, alacaklılarla önceden pazarlık eder ve gerekli çoğunluğu sağladıktan sonra mahkemeye gider.

Konkordato, iflas ve özel yapılandırma farkı

Uygulamada konkordato, başka yollarla sık karışır. Oysa her yolun amacı ve sonucu farklıdır. Aşağıdaki tablo temel farkları özetler:

Konkordato ile sık karıştırılan yollar
YolAmaçSonuç
KonkordatoMahkeme denetiminde bütün adi alacaklılarla toplu borç düzenlemesiTasdik edilen proje, oy vermeyenler dahil kapsamdaki bütün alacaklıları bağlar.
Özel yapılandırmaBorçlunun bir veya birkaç alacaklıyla sözleşmeyle anlaşmasıAnlaşma yalnızca imzalayan alacaklıları bağlar; diğerleri takibe devam eder.
İflasBorçlunun malvarlığını paraya çevirip alacaklılara paylaştırmakŞirketin faaliyeti kural olarak sona erer; tasfiye öne çıkar.
İflasın ertelenmesiEski sistemde borca batık şirketi iyileştirmek2018’de kaldırıldı; bugün bu yola başvurulamaz.

Konkordato Şartları: Kim, Hangi Mahkemeye Başvurur?

Konkordato şartları arasında ilk sırada başvuru ehliyeti gelir. Nitekim kanun bu konuda “herhangi bir borçlu” der. Dolayısıyla şirketler, kooperatifler, tacirler ve tacir olmayan gerçek kişiler de konkordato isteyebilir. Ayrıca iflas talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle borçlu hakkında konkordato sürecinin başlatılmasını isteyebilir (İİK m. 285/2). Ancak bu durumda belgeleri yine borçlu hazırlar; masrafı ise talep eden alacaklı karşılar (İİK m. 287/2).

Konkordato şartları için “ödeyememe tehlikesi” yeterli mi?

Evet. Borçlunun borçlarını vadesinde ödeyememesi şart değildir; vadesinde ödeyememe tehlikesi de yeterlidir. Yani şirket, temerrüde düşmeden önce de başvurabilir. Buna karşılık konkordato, borçlunun yalnızca icra takiplerinden kurtulmak için başvurabileceği bir araç değildir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi bu noktayı açıkça vurguladı:

Sırf alacaklıların icra takibine maruz kalmamak için konkordato talep edilmesi de müessesenin amacına uygun düşmeyecektir. (İstanbul BAM 17. HD, 31.03.2022, E. 2022/182, K. 2022/398)

Konkordato şartları: görevli ve yetkili mahkeme

Öncelikle konkordato talebine asliye ticaret mahkemesi bakar. İflasa tabi borçlularda, örneğin şirketlerde, şirketin muamele merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir; iflasa tabi olmayan borçlularda ise borçlunun yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (İİK m. 285/3). Ayrıca kanun, iflas ve konkordato işlerine bakacak asliye ticaret mahkemesini belirleme görevini Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na verdi (İİK geçici m. 14). Bu nedenle büyük adliyelerde dosya, kurulun bu işe ayırdığı dairelere gidebilir.

Konkordato şartları: gider avansı ve vekâletname

Ayrıca başvuran kişi, Adalet Bakanlığı tarifesindeki konkordato gider avansını yatırmak zorundadır (İİK m. 285/4). Tarife her yıl değişebilir; bu yüzden başvurudan önce güncel tutarı kontrol etmek gerekir. Ayrıca başvuruyu avukat yapacaksa, vekâletnamede konkordato için özel yetki bulunmalıdır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi de iki ayrı kararında bu özel yetkiyi aradı; birinde ilk derece mahkemesinden eksikliği tamamlatmasını istedi.

Konkordato Şartları ve Başvuru Dosyası: Ön Proje ve Denetim Raporu

Konkordato şartları içinde en teknik kısım başvuru dosyasıdır. Çünkü mahkeme, belgeler eksiksiz olmadan geçici mühlet vermez. Bu nedenle konkordato şartları arasında belgeler ayrı bir yer tutar. Borçlu dilekçesine şu belgeleri ekler (İİK m. 286):

  • Konkordato ön projesi: Borçların hangi oranda ve vadede ödeneceğini, hangi malların satılacağını ve gerekli kaynağın sermaye artırımı, kredi veya başka bir yolla nasıl bulunacağını gösterir.
  • Malvarlığı belgeleri: Son bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, iki ayrı ara bilanço (biri işletmenin devamı esasına, diğeri muhtemel satış fiyatlarına göre), defter tasdikleri, e-defter berat bilgileri ve alacak-borç listeleri.
  • Alacaklı listesi: Alacaklıları, alacak tutarlarını ve imtiyaz durumlarını gösterir.
  • Karşılaştırma tablosu: Projeye göre alacaklıların eline geçecek tutarı, iflas hâlinde geçecek muhtemel tutarla karşılaştırır.
  • Makul güvence veren denetim raporu: Kamu Gözetimi Kurumunun yetkilendirdiği bağımsız denetim kuruluşu bu raporu hazırlar ve teklifin gerçekleşeceğine dair makul güvence verir.

İflasa tabi olmayan borçlular ise yalnızca ön projeyi, alacaklı listesini ve uygun düştüğü ölçüde malvarlığı belgelerini sunar (Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkında Yönetmelik m. 5). Ayrıca borçlu, süreç boyunca mahkemenin veya komiserin isteyeceği diğer belgeleri de vermek zorundadır.

Konkordato şartları ve 2026 yönetmelik değişikliği

Adalet Bakanlığı, 13 Mayıs 2026 tarihli ve 33252 sayılı Resmî Gazete’de belgeler yönetmeliğini değiştirdi. Bu değişiklik, başvuru dosyasının hazırlanma biçimini doğrudan etkiler:

  • Mali tabloların çerçevesi: Bağımsız denetime tabi borçlu, denetlenen finansal tablolarında uyguladığı çerçeveyi (TFRS veya BOBİ FRS) esas alır. Denetime tabi olmayan tüzel kişi tacir BOBİ FRS’yi, diğer borçlular ise Vergi Usul Kanunu ve ilgili mevzuatı uygular.
  • Rapor nüshası: Borçlu, makul güvence veren denetim raporunu iki nüsha olarak sunar.
  • KGK’ya bildirim: Bağımsız denetim kuruluşu, sözleşmeyi ve raporu imza tarihinden itibaren en geç 30 gün içinde Kamu Gözetimi Kurumuna bildirir. Önceki düzenlemede bu süre, talep tarihinden itibaren 60 gündü. Üstelik dava açıldıktan sonra mahkeme yazı işleri müdürlüğü de raporu Kuruma ayrıca bildirir.

Bu nedenle avukat, mali müşavir ve bağımsız denetim kuruluşu başvurudan önce aynı mali veriler üzerinde çalışmalıdır. Aksi hâlde projedeki rakamlar ile mali tablolar arasında çıkan farklar, ilk aşamada geçici mühlet kararını geciktirebilir.

Konkordato Şartları ve Süreler: Süreç Adım Adım

Konkordato şartları kadar süreler de hem borçlu hem de alacaklı için belirleyicidir. Çünkü süreyi kaçıran alacaklı, örneğin istinaf hakkını kaybedebilir. Bu yüzden aşağıdaki tablo, kanundaki başlıca süreleri sırasıyla gösterir:

Konkordato sürecindeki başlıca süreler
AşamaSüreDayanak
Geçici mühlet3 ay; en fazla 2 ay uzatma (toplam 5 ay)İİK m. 287
Alacaklının mühlete itirazıGeçici mühlet ilanından itibaren 7 gün (kesin süre)İİK m. 288
Kesin mühlet1 yıl; güç durumlarda 6 aya kadar uzatmaİİK m. 289
Alacak bildirimiKomiser ilanından itibaren 15 günİİK m. 299
Rehinli mal kıymet takdirine itirazBildirimden itibaren 7 günİİK m. 298
Alacaklılar toplantısıİlandan en az 15 gün sonra; belgeler toplantıdan önceki 7 gün incelemeye açıkİİK m. 301
Sonradan katılma (iltihak)Toplantıdan sonra 7 günİİK m. 302
Komiserin raporuİltihak süresinin bitiminden itibaren en geç 7 günİİK m. 302
Tasdik duruşmasına yazılı itirazDuruşmadan en az 3 gün önceİİK m. 304
Ek karar süresiKesin mühletten sonra en fazla 6 ayİİK m. 304/2
İstinaf ve temyizHer biri 2 haftaİİK m. 308/a
Çekişmeli alacak davasıTasdik ilanından itibaren 1 ayİİK m. 308/b
Kayyım raporuİki ayda birİİK m. 306

Geçici Mühlet: Konkordato Şartları Sağlanınca İlk Üç Ay

Mahkeme, 286. maddedeki belgelerin eksiksiz olduğunu tespit edince derhâl geçici mühlet kararı verir. Ayrıca borçlunun malvarlığını korumak için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır (İİK m. 287). İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, bu aşamadaki incelemenin esas olarak belgelerin varlığına yönelik şekli bir inceleme olduğunu kabul etti. Bununla birlikte eksik belge varsa mahkeme önce tamamlatmak için süre verir.

Geçici komiser ve ilan

Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte bir geçici komiser görevlendirir. Ayrıca alacaklı sayısı ve alacak tutarı yüksekse üç komiser de atayabilir. Bu durumda mahkeme, komiserlerden birini Kamu Gözetimi Kurumunun yetki verdiği bağımsız denetçiler arasından seçer. Ardından mahkeme kararı Ticaret Sicili Gazetesi’nde ve Basın İlan Kurumunun portalında ilan eder. Ayrıca kararı tapu, ticaret sicili, vergi dairesi, bankalar birlikleri ve odalar gibi kurumlara bildirir (İİK m. 288).

Alacaklının 7 günlük itiraz hakkı

Öte yandan alacaklılar, ilandan itibaren 7 günlük kesin süre içinde mahkemeye dilekçe verebilir. Bu dilekçede mühlet verilmesini gerektiren bir durum olmadığını delilleriyle ileri sürer ve talebin reddini ister. Ancak geçici mühletin kabulüne, uzatılmasına ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yolu yoktur (İİK m. 287/son). Ankara Bölge Adliye Mahkemesi de bu kapalılığın, sürecin sonundaki nihai karar aşamasında da devam ettiğini belirtti.

Kesin Mühlet İçin Konkordato Şartları ve Alacaklılar Kurulu

Mahkeme, kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde verir. Bu amaçla borçluyu duruşmaya çağırır; geçici komiser de duruşmadan önce yazılı raporunu sunar. Ayrıca mahkeme itiraz eden alacaklıların dilekçelerini de değerlendirir. Sonuç olarak konkordatonun başarıya ulaşması mümkün görünüyorsa borçluya bir yıllık kesin mühlet verir (İİK m. 289).

Mahkeme kesin mühleti uzatabilir mi?

Güç durumlarda mahkeme, komiserin gerekçeli raporu ve talebi üzerine kesin mühleti altı aya kadar uzatabilir. Borçlu da uzatma isteyebilir; ancak talebini kesin mühlet bitmeden yapmalıdır. Peki mahkeme uzatma kararını birkaç gün geç verirse ne olur? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kesin mühletin bitiminden dokuz gün sonra başlayan bir uzatma kararında, bu kısa gecikmenin mühletin faydalarını ortadan kaldırmadığına ve talebin bu yüzden reddedilemeyeceğine karar verdi.

Alacaklılar kurulu

Mahkeme ayrıca, ücretsiz çalışan ve tek sayıda en fazla yedi alacaklıdan oluşan bir alacaklılar kurulu kurabilir. Kurulda farklı alacaklı grupları ve varsa rehinli alacaklılar hakkaniyete uygun şekilde yer alır. Kurul her ay en az bir kez toplantı yapar, komiseri izler ve gerekirse mahkemeden komiserin değiştirilmesini ister (İİK m. 289, 290). Bununla birlikte kurulun zorunlu olduğu hâlleri Adalet Bakanlığının yönetmeliği belirler.

Mali durum düzelirse

Bazen şirketin mali durumu, kesin mühlet bitmeden düzelir. Bu durumda komiser durumu yazılı raporla mahkemeye bildirir; mahkeme de kesin mühleti kaldırarak konkordato talebini reddeder (İİK m. 291). Bu ret, şirket aleyhine bir sonuç doğurmaz; aksine konkordatoya artık ihtiyaç kalmadığını gösterir.

Kesin mühlet verilmezse

Mahkeme kesin mühlet vermez ve borçlunun iflasına da karar vermezse, borçlu veya talep eden alacaklı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafa başvurabilir. Bölge adliye mahkemesinin bu konudaki kararı ise kesindir (İİK m. 293). Buna karşılık kesin mühlet veren karara karşı kanun yolu yoktur.

Mühlet Alacaklıları Nasıl Etkiler?

Önce borçluların ve alacaklıların sık düştüğü bir yanılgıyı düzeltelim: konkordato başvurusu tek başına icra takiplerini durdurmaz. Koruma, mahkemenin geçici mühlet kararıyla başlar. Öte yandan geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur (İİK m. 288/1). Dolayısıyla aşağıdaki kurallar geçici mühlet kararından itibaren işler. Konkordato şartları ve sonuçları, alacağın türüne göre büyük ölçüde değişir:

Mühlet sırasında alacak türlerine göre durum
Alacak türüMühlet sırasındaTasdikten sonra
Adi alacaklarAlacaklı yeni takip başlatamaz, mevcut takipler durur; kesin mühletten itibaren faiz işlemez (proje aksini öngörmedikçe)Tasdik kararıyla projeye tabi olur
İşçi alacakları (İİK m. 206 birinci sıra)Haciz yoluyla takip mümkündürProjenin dışında kalır; borçlu bunları tam öder veya teminata bağlar
Rehinli alacaklarRehin takibi başlayabilir; ancak mal muhafaza altına girmez ve satışa çıkmazRehnin değerini karşılayan kısım projenin dışında kalır
Amme alacakları (6183 s. K.)İdare 6183 sayılı Kanun’a göre de takip başlatamazTasdikten etkilenmez; borçlu tam öder
Komiser izniyle mühlet içinde doğan borçlarBorçlu temerrüde düşerse alacaklı mühlet içinde de takip başlatabilirProjeye tabi değildir; borçlu bunları rehinli alacaklardan hemen sonra öder

Takip yasağı

Mühlet içinde alacaklılar, 6183 sayılı Kanun’a göre takipler dahil, borçlu aleyhine hiçbir takip başlatamaz; başlamış takipler de durur. Ayrıca icra dairesi ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarını uygulamaz. Üstelik bir takip işlemiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler de işlemez (İİK m. 294). Ancak işçi alacakları gibi birinci sıradaki imtiyazlı alacakların sahipleri haciz yoluyla takip başlatabilir.

Rehinli alacaklılar

Rehinli alacaklı, mühlet sırasında rehin takibi başlatabilir veya mevcut takibine devam edebilir. Ancak icra dairesi bu takipte malı muhafaza altına almaz ve satmaz (İİK m. 295). Bununla birlikte 2021 değişikliği bir istisna getirdi: işletme rehinli malı kullanmayacaksa, malın değeri düşecekse veya malı korumak masraflıysa, mahkeme satışa izin verebilir. Bu durumda rehinli alacaklı, satış gelirinden rehin bedeli kadar ödeme alır. Ayrıca borçlu, ön projede belirtmek şartıyla rehinli alacaklılarla ayrıca müzakere edebilir. Rehinli alacakların üçte ikisini aşan çoğunluk anlaşırsa, anlaşmayan rehinli alacaklı da en uzun vadeli anlaşmaya tabi olur (İİK m. 308/h).

Faiz, takas ve alacak devri

Proje aksini öngörmedikçe, kesin mühletten itibaren rehinsiz alacaklara faiz işlemez. Takas ise İİK’nın 200 ve 201. maddelerine tabidir; bu hesapta geçici mühletin ilan tarihi esastır. Ayrıca borçlu mühletten önce gelecekteki bir alacağını devretmişse ve bu alacak mühletten sonra doğmuşsa, devir hükümsüzdür (İİK m. 294).

Mühlet Sırasında Şirket Ne Yapabilir, Ne Yapamaz?

Kural olarak borçlu şirket, komiserin gözetiminde işlerine devam eder. Ancak mahkeme bazı işlemleri komiserin iznine bağlayabilir veya işletmeyi doğrudan komiserin yönetmesine karar verebilir (İİK m. 297/1). Ayrıca kanun bazı işlemleri doğrudan yasaklar.

Mahkeme izni gereken işlemler

Borçlu, mahkemenin izni olmadan mühlet kararından itibaren rehin veremez, kefil olamaz ve bağış gibi karşılıksız işlem yapamaz. Ayrıca gayrimenkulünü, faaliyet için önemli taşınırlarını ve işletmenin devamlı tesisatını devredemez veya bunlar üzerinde sınırlı ayni hak kuramaz. Aksi hâlde işlem hükümsüz olur (İİK m. 297/2). Ayrıca mahkeme izin vermeden önce komiserin görüşünü alır. Anayasa Mahkemesi 2024’te, bu fıkradaki alacaklılar kurulunun muvafakatini arayan ibareyi iptal etti; dolayısıyla güncel metin yalnızca komiserin görüşünü arar.

Süren sözleşmeler

Öte yandan işletmenin devamı için önemli sözleşmeler kural olarak devam eder. Sözleşmede konkordato başvurusunu fesih sebebi sayan veya borcu muaccel kılan hükümler hüküm doğurmaz; karşı taraf sözleşmeyi bu gerekçeyle sona erdiremez. Bununla birlikte mühlet süresince taraflar edimlerini karşılıklı olarak ifa eder (İİK m. 296). Öte yandan borçlu, konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen aşırı külfetli sürekli sözleşmeleri komiserin görüşü ve mahkemenin izniyle feshedebilir.

Mühlet içinde yeni kredi

Borçlu, faaliyetine devam etmek için yeni finansmana ihtiyaç duyabilir. Bu nedenle kanun, borçlunun geçici mühletten sonra komiser izniyle üstlendiği borçları, banka kredileri dahil, konkordatonun dışında tutar. Bu borçlar temerrüt hâlinde mühlet içinde de takibe konu olabilir ve rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenir (İİK m. 308/c). Böylece kanun, borçluya kredi veren banka veya tedarikçiyi korur.

Alacak Kaydı ve Alacaklılar Toplantısı

Kesin mühlet içinde komiser, borçlunun mallarının defterini tutar ve değerlerini takdir eder (İİK m. 298). Ardından alacaklıları ilanla, ilan tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklarını bildirmeye çağırır. Alacağını bildirmeyen alacaklı, bilançoda kayıtlı değilse proje müzakerelerinde yer alamaz (İİK m. 299). Bu yüzden alacaklının ilanları takip etmesi önemlidir.

Borçlunun beyanı ve çekişmeli alacaklar

Komiser, alacaklıların bildirdiği alacaklar hakkında borçlunun açıklamasını alır ve defterler üzerinden inceleme yapar (İİK m. 300). Böylece borçlunun itiraz ettiği alacaklar çekişmeli hâle gelir. Bu alacakların oylamada hesaba katılıp katılmayacağına mahkeme karar verir (İİK m. 302/6). Ancak bu karar alacağın varlığı hakkında kesin hüküm oluşturmaz. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi de çekişmeli alacak tutarlarının istinafta belirlenemeyeceğini, alacaklının tasdik ilanından itibaren bir ay içinde ayrıca dava açması gerektiğini belirtti (İİK m. 308/b).

Toplantı ilanı ve 15 günlük süre

Ardından komiser, yeni bir ilanla alacaklıları projeyi müzakere etmek üzere toplantıya çağırır. Toplantı günü ilandan en az 15 gün sonra olmalıdır; alacaklılar da toplantıdan önceki 7 gün içinde belgeleri inceleyebilir (İİK m. 301). İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, komiserin bu süreye uymadığı bir toplantıya dayanan tasdik kararını kaldırdı:

…İİK’nun 301. maddesinde toplantı günü için ilandan itibaren aranılan en az 15 günlük süreye aykırı davranılması, usul ve yasaya aykırı olup, doğru görülmemiştir. (İzmir BAM 17. HD, 14.09.2023, E. 2023/1169, K. 2023/1522)

Konkordato Şartları Arasında Alacaklı Çoğunluğu

Konkordato şartları içinde en belirleyici aşama alacaklıların oylamasıdır. Toplantıya komiser başkanlık eder ve borçlu da açıklama yapmak için hazır bulunmak zorundadır. Aşağıdaki iki çoğunluktan birini aşan alacaklılar projeyi imzalarsa, proje kabul edilmiş olur (İİK m. 302):

  • Kayıtlı alacaklıların ve alacakların yarısı, veya
  • Kayıtlı alacaklıların dörtte biri ve alacakların üçte ikisi.

Ancak oylamada yalnızca projeden etkilenen alacaklılar oy kullanır. İşçi alacakları gibi birinci sıradaki imtiyazlı alacaklar ile borçlunun eşi, çocukları, anne-babası ve kardeşlerinin alacakları çoğunluk hesabına girmez. Rehinli alacaklar ise yalnızca rehinle karşılanmayan kısımları için hesaba girer. Ayrıca toplantıdan sonraki 7 gün içinde projeyi imzalayan alacaklıların oyları da geçerlidir.

Gerçek olmayan alacaklar ve dengesiz planlar

Üstelik mahkemeler, çoğunluğun nasıl oluştuğunu da denetler. Örneğin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi bir dosyada, borçlu şirkete ortak olmak için para gönderen bir şirketin alacaklı gibi oylamaya katılmasını dürüstlük kuralına aykırı buldu. Daire bu oyu hesaptan çıkarınca çoğunluğun oluşmadığını tespit etti ve tasdik kararını kaldırdı. Başka bir dosyada ise borçlu, küçük alacaklılara iki taksitte tam ödeme öngördü ve projeyi onların oylarıyla geçirdi; buna karşılık bankaların ödemelerini yıllara yaydı. Daire, Yargıtay içtihadına atıfla bu planın alacaklılar arasında adil ve dengeli olmadığını belirtti.

Tasdik Duruşması: Mahkeme Konkordato Şartlarını Nasıl Denetler?

Toplantının ardından komiser, iltihak süresinin bitiminden itibaren en geç 7 gün içinde gerekçeli raporunu mahkemeye verir. Mahkeme de komiseri dinledikten sonra kısa sürede ve her hâlde kesin mühlet içinde karar verir. Mahkeme tasdik duruşmasının gününü ilan eder; itiraz etmek isteyen alacaklılar itirazlarını duruşmadan en az üç gün önce yazılı olarak bildirmelidir (İİK m. 304).

Kanuna göre mahkemenin tasdik için aradığı konkordato şartları şunlardır (İİK m. 305):

Tasdik için aranan konkordato şartları
ŞartAnlamı
İflasa göre avantajTeklif, iflas hâlinde alacaklıların eline geçecek tutardan fazla olmalıdır.
Kaynaklarla orantılılıkTeklif, borçlunun kaynaklarıyla orantılı olmalıdır; mahkeme borçlunun ileride elde edeceği hakları da takdir eder.
Gerekli çoğunlukAlacaklılar projeyi 302. maddedeki çoğunlukla kabul etmiş olmalıdır.
İmtiyazlı alacakların güvencesiBorçlu, işçi alacakları ve komiser izniyle doğan borçlar için, alacaklı vazgeçmedikçe yeterli teminat göstermelidir.
Harç ve giderlerBorçlu, tasdik harcını ve yargılama giderlerini karardan önce mahkeme veznesine yatırmalıdır.

Bu şartlar birlikte aranır; yani biri eksikse mahkeme projeyi tasdik etmez. Ayrıca mahkeme şartları kendiliğinden araştırır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi bunu açıkça vurguladı:

İİK’nın 305. maddesinde aranan konkordatonun tasdiki şartları kamu düzenine ilişkin olup, mahkeme bunların varlığını re’sen araştırır. (Yargıtay 6. HD, 01.07.2024, E. 2024/1048, K. 2024/2358)

Örneğin aynı dosyada projeye göre bir grup şirketi, diğer şirketten kaynak aktararak ve gayrimenkul satarak ödeme yapacaktı. Ancak üretim durmuş, satış yapılamamış ve gayrimenkuller satılmamıştı. Üstelik kayyım raporu, tasdikten sonra da ödeme yapılmadığını gösteriyordu. Bu nedenle Yargıtay, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırdı ve ilk derece mahkemesinin tasdik kararını bozdu. Bununla birlikte mahkeme projeyi yetersiz bulursa, önce düzeltme yapılmasını da isteyebilir (İİK m. 305/son).

Konkordato şartları içinde kaynaklarla orantılılık

Uygulamada mahkemeleri en çok uğraştıran konkordato şartları, kaynaklarla orantılılık ölçütüdür. Mahkemeler özellikle şu soruya bakar: borca batık olmayan bir şirket, uzun vadeli ve faizsiz bir ödeme planıyla alacaklılara gizli bir indirim mi dayatıyor? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, faizsiz, üç ay ödemesiz ve beş yılda yirmi taksit öngören bir projede şu tespiti yaptı:

…konkordato talebinden sonra mühlet hükümlerinin sağladığı hukuki korumadan yararlanan borçlunun yeni bir süreden yararlandırılması anlamında olup yerinde olmadığı gibi alacaklıları mağdur edecek ve konkordatonun amacı dışında finansman türü niteliğinde görülmekle… (Yargıtay HGK, 07.02.2024, E. 2023/1044, K. 2024/71)

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi de aynı yaklaşımı benimsedi. Bir dosyada borca batık olmayan mermer şirketi, borcunu iki yıl yedi ay ödemesiz ve 48 ay faizsiz taksitle ödemeyi teklif etti. Daire bu teklifi örtülü bir indirim saydı ve tasdik kararını kaldırarak talebi reddetti. Başka bir İzmir dosyasında ise Daire, bir yıl ödemesiz ve altı yıl süren faizsiz bir planın borçları zamana karşı erittiğini belirtti. Ancak o dosyada istinaf eden alacaklıların istinaf hakkı bulunmadığı için tasdik kararı yerinde kaldı. Benzer şekilde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, yasal ve avans faiz oranlarının altında sabit faiz öngören bir projeyi de örtülü indirim olarak değerlendirdi.

Konkordato şartları ve projenin gerçekçiliği

Mahkemeler projedeki rakamları komiser ve bilirkişi raporlarıyla karşılaştırır. Örneğin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi bir dosyada, projede yıllık 2,8 milyon TL kâr öngörülmesine karşın komiser raporunda dokuz aylık kârın yaklaşık 207 bin TL olduğunu tespit etti. Ayrıca projenin sözünü ettiği sermaye artırımının hiçbir raporda yer almadığını belirtti ve tasdik kararını kaldırdı. Başka bir dosyada ise kaynakların büyük kısmı, tahsil kabiliyeti belli olmayan alacaklara dayanıyordu; Daire bu projeyi de başarı şansı olmayan bir proje saydı. Buna karşılık bir giyim üreticisinin dosyasında kayyım raporları, taksitlerin eksiksiz ödendiğini ve cironun hedefi aştığını gösterdi; Daire tasdik kararını onadı.

Ortaklar ve kefiller için konkordato şartları

Şirket ortakları çoğu zaman şirketin banka kredilerine kefildir. Bu nedenle şirketle birlikte onlar da konkordato isteyebilir. Ancak mahkemeler, şartların her borçlu için ayrı ayrı gerçekleşmesini arar. Örneğin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, şirketten bağımsız bir projesi ve kendine ait kaynağı olmayan kefil ortakların konkordato talebini reddetti. Aynı yaklaşımı başka dosyalarda da sürdürdü. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi de İzmir dosyasında, kefil gerçek kişilerin gayrimenkul satış gelirlerinin borçları karşılamadığını belirterek bu kişilerin talebini de yerinde görmedi.

Mahkeme kararını kesin mühlet içinde vermek zorunda mı?

Kanun, mahkemenin kararını kesin mühlet içinde vermesini ister. Ancak kesin mühlet içinde karar verilemeyeceği anlaşılırsa mahkeme, mühlet hükümlerinin en fazla altı ay daha devamına karar verebilir (İİK m. 304/2). Peki mahkeme bu ek süreye açıkça karar vermeden birkaç gün geç kalırsa ne olur? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ilk derece mahkemesinin mühlet sona erdikten 18 gün sonra tasdik kararı verdiği bir dosyada ek sürenin zımnen kullanıldığını kabul etti:

Mahkemece geç tayin edilen tasdik duruşması nedeniyle talebin usulden reddedilmesi, alacaklıların, ileride verilebilecek muhtemel bir iflâs kararına göre daha avantajlı durumda bulanacakları düşüncesiyle kabul ettikleri projeye oranla daha az tatmin edilmesi sonucunu doğurabileceğinden böyle bir sonuçtan alacaklılar ve konkordato talep edenleri sorumlu tutmak doğru değildir. (Yargıtay HGK, 09.11.2022, E. 2022/610, K. 2022/1462)

Hukuk Genel Kurulu aynı görüşü 7 günlük ve 20 günlük gecikmelerde de korudu. Bununla birlikte Kurul bu kararların bir kısmını oy çokluğuyla aldı; karşı görüşteki üyeler ise mühlet hükümlerinin zımnen uzayamayacağı görüşündeydi. Bu nedenle borçlu ve komiserin, süreleri en baştan dikkatle takip etmesi gerekir.

Konkordato Şartları Oluşmazsa Şirket İflas Eder mi?

Konkordato şartları oluşmazsa iflas gündeme gelir. Ancak kanun, iflasın hangi aşamada ve hangi şartla açılacağını iki ayrı hükümde düzenler.

Kesin mühlet sırasında ret ve iflas

Kesin mühlet verildikten sonra konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılırsa, mahkeme komiserin yazılı raporu üzerine kesin mühleti kaldırır. Ardından iflasa tabi borçlunun iflasına kendiliğinden karar verir (İİK m. 292). Aynı sonuç; malvarlığını korumak için iflas gerekiyorsa, borçlu tasarruf yasaklarına veya komiserin talimatlarına uymuyorsa ya da alacaklıları zarara uğratmak amacıyla hareket ediyorsa da doğar. Ayrıca borca batık bir sermaye şirketi talebinden feragat ederse mahkeme yine iflasa karar verir.

Bu hâllerde, feragat dışındaki durumlarda mahkeme ayrıca borca batıklık aramaz. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi bunu şöyle açıkladı:

Yani fıkranın ilk üç bendindeki hallerin varlığı saptandığında iflasın açılması için ayrıca şirketin borca batık olması öngörülmemiştir. (İstanbul BAM 45. HD, 30.06.2021, E. 2020/1644, K. 2021/709)

Anayasa Mahkemesi de 2025’te bu hükmü inceledi ve Anayasa’ya aykırı bulmadı (AYM, 11.02.2025, E. 2024/27, K. 2025/38). Mahkemeye göre mahkeme yalnızca mühleti kaldırırsa, borçlu malvarlığı üzerinde yeniden serbestçe tasarruf eder ve alacaklılardan mal kaçırabilir; iflas kararı ise bu riski önler. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi de 292. madde hâllerinde borca batıklık şartı aranmadığını ve mahkemenin iflas kararı vermemesinin hatalı olduğunu belirtti.

Tasdik edilmezse ret ve iflas

Buna karşılık tasdik aşamasında konkordato reddedilirse durum farklıdır. Bu durumda mahkeme, borçlu iflasa tabiyse ve doğrudan iflas sebeplerinden biri varsa iflasa karar verir (İİK m. 308). Örneğin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, alacaklıların çoğunluğunun projesini reddettiği ve yaklaşık 22,8 milyon TL borca batık olan bir limited şirketin iflasını onadı. Buna karşılık şirket borca batık değilse, mahkeme iflasa karar vermez ve yalnızca talebi reddeder.

Mahkeme borca batıklığı nasıl tespit eder?

Mahkemeler borca batıklığı kayıtlı değerlere göre değil, rayiç değerlere göre tespit eder. Örneğin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi bir dosyada, şirket kayıtlarında 37,6 milyon TL görünen stokların fiilî sayımda yaklaşık 259 bin TL çıktığını tespit etti ve borca batıklık hesabının yeniden yapılmasını istedi. Başka bir dosyada ise ilk derece mahkemesinin iflas kararını, borca batıklık incelemesi yetersiz olduğu ve alacaklının gerçek olmayan alacaklara ilişkin iddiaları araştırılmadığı için kaldırdı.

Mahkeme iflastan önce şirket yetkilisini dinlemeli

Mahkeme, 292. madde uyarınca karar vermeden önce borçluyu, varsa talep eden alacaklıyı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya çağırır. Peki tasdik aşamasında, 308. maddeye göre iflas kararı verilirken de bu gerekli mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu soruya olumlu cevap verdi:

İİK’nın 308 inci maddesi uyarınca, şirket yetkilisi mahkemeye çağrılarak dinlenmeden iflâs kararı verilmesi yerinde değildir. (Yargıtay HGK, 06.12.2023, E. 2023/603, K. 2023/1216)

Ayrıca konkordato iflasla sonuçlanırsa mahkeme, tasfiyenin basit mi adi usulle mi yapılacağına da karar verir; gerekirse adi tasfiyeyi komiserlere bırakır (İİK m. 308/2). İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin tasfiye usulünü belirlemediği bir iflas kararını bu nedenle de kaldırdı. Öte yandan mahkeme, tasdik talebini reddedip iflas konusunu ayrı bir dosyada incelemek üzere dosyayı ayıramaz.

Tasdikten Sonra: Bağlayıcılık, Hacizler ve Kayyım

Konkordato şartları gerçekleşip mahkeme tasdik kararı verince konkordato kural olarak bu kararla bağlayıcı hâle gelir. Ancak proje, bağlayıcılığın tasdik kararının kesinleşmesine bağlanmasını da öngörebilir; bu durumda mühletin etkileri kesinleşmeye kadar sürer (İİK m. 308/c).

Kimleri bağlar?

Tasdik kararından sonra konkordato, başvurudan önce veya komiserin izni olmadan mühlet içinde doğan bütün alacakları bağlar. Yani alacağını kaydettirmeyen alacaklı da projeye tabidir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi bu nedenle, hükme bir ödeme tablosu ekleyip tablo dışındaki alacaklıları yok sayan bir kararı düzeltti. Buna karşılık konkordato; işçi alacaklarını, rehinli alacakların rehin değerini karşılayan kısmını ve amme alacaklarını kapsamaz. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi de bu nedenle SGK prim alacaklarının konkordatodan etkilenmediğini ve SGK’nın tasdik kararına karşı istinafta hukuki yararı olmadığını belirtti.

Hacizler düşer

Konkordato bağlayıcı hâle gelince, geçici mühletten önce başlamış takiplerdeki hacizler, mal henüz satılmamışsa kendiliğinden düşer (İİK m. 308/ç). Ancak bu kural, konkordatonun kapsamadığı alacaklar için konan hacizleri etkilemez.

Kayyım ve vergi istisnaları

Ayrıca mahkeme, tasdik kararında projenin uygulanmasını izleyecek bir kayyım atayabilir. Kayyım iki ayda bir mahkemeye rapor verir ve alacaklılar bu raporları inceleyebilir (İİK m. 306). Ayrıca proje kapsamındaki işlemler damga vergisi ve harçlardan, alacaklıların tahsilatı da banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisnadır (İİK m. 308/g). Son olarak borçlu, tasdik kararında rehinli malın satışının veya finansal kiralama konusu malın iadesinin bir yıla kadar ertelenmesini isteyebilir (İİK m. 307).

Alacaklı Konkordato Kararına Nasıl İtiraz Eder?

Alacaklı açısından konkordato şartları kadar itiraz usulü de önemlidir. Çünkü alacaklının itiraz hakkı, sürecin başından itibaren doğru adımları atmasına bağlıdır. Özellikle tasdik aşamasındaki yazılı itiraz şartı, uygulamada en çok hak kaybına yol açan konudur.

Alacaklının süreç boyunca dört ayrı işlemi vardır: geçici mühlet ilanından itibaren 7 gün içinde mühlete itiraz etmek, komiser ilanından itibaren 15 gün içinde alacağını bildirmek, toplantıda veya 7 günlük iltihak süresinde oy vermek ve tasdik duruşmasından en az 3 gün önce yazılı itiraz sunmak. Ancak bunlardan birini yapmak, diğerinin yerine geçmez. Örneğin alacağını bildiren ve ret oyu veren alacaklı, yazılı itiraz sunmazsa istinaf hakkını kaybedebilir.

Konkordato şartları itirazda da sıkı: ret oyu yetmez

Dikkat edilmesi gereken ilk nokta şudur: alacaklılar toplantısında projeye ret oyu vermek, tek başına istinaf hakkı sağlamaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ret oyu veren bir bankanın istinaf başvurusunu bu nedenle yerinde görmedi:

…İİK’nın 304/1. maddesi uyarınca itiraz sebeplerini tasdik duruşmasından en az üç gün önce yazılı olarak bildirmediği ve tasdik duruşmasına katılmadığı anlaşılmaktadır. (Yargıtay HGK, 10.03.2022, E. 2022/71, K. 2022/284)

Kurul bu kararı da oy çokluğuyla aldı. Ancak bölge adliye mahkemeleri bu yaklaşımı uygulamaya devam ediyor. Örneğin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, yazılı itiraz şartını yerine getirmeyen bankaların istinaf başvurularını usulden reddetti; diğer alacaklıların başvurularını ise inceledi.

İstinaf, temyiz ve çekişmeli alacak davası

Ayrıca borçlu veya konkordatoyu talep eden alacaklı, kararın tebliğinden itibaren; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilanından itibaren iki hafta içinde istinafa başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı da iki hafta içinde temyiz yolu açıktır (İİK m. 308/a). Bu süreler 2024 değişikliğiyle on günden iki haftaya çıktı. Ayrıca alacağı itiraza uğrayan alacaklı, tasdik ilanından itibaren bir ay içinde dava açabilir. Mahkeme de bu alacaklara düşen payın bir bankaya yatırılmasına karar verebilir; süresinde dava açmayan alacaklı ise bu paydan ödeme isteyemez (İİK m. 308/b).

Konkordatonun Feshi: Ödeme Yapılmazsa Ne Olur?

Tasdikten sonra borçlu projeye uymazsa, alacaklının kullanabileceği iki yol vardır. Birincisi, kendisine projeye göre ödeme yapılmayan alacaklı, konkordatoyu kendisi bakımından feshettirebilir; bu durumda konkordatoyla kazandığı yeni hakları da korur (İİK m. 308/e). İkincisi, konkordato kötü niyetle sakatlanmışsa her alacaklı, konkordatonun tamamen feshini isteyebilir. Tamamen fesih kesinleşirse mahkeme, şartları varsa borçlunun iflasına karar verir (İİK m. 308/f). Ayrıca borçlunun bir alacaklıya projede öngörülenden fazla vaatte bulunması hükümsüzdür (İİK m. 308/d).

Öte yandan kanun, konkordatoyu kötüye kullanan borçlu için ceza da öngörür. Örneğin borçlu hileli davranışlarla alacaklıları veya komiseri yanıltarak mühlet alırsa ya da projeye uymayarak kasten zarar verirse, şikâyet üzerine hapis cezasıyla karşılaşabilir (İİK m. 334).

Kefiller ve Müşterek Borçlular Ne Olur?

Önemle belirtelim ki konkordato yalnızca konkordato isteyen borçluyu korur. Bu nedenle konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı, borçtan birlikte sorumlu olanlara, örneğin kefillere karşı bütün haklarını korur (İİK m. 303). Projeye muvafakat eden alacaklı ise kefillerine karşı haklarını ancak belirli şartlarla korur: alacağını ödeme karşılığında onlara devretmeyi teklif etmeli ve toplantının gün ve yerini onlara en az on gün önceden bildirmelidir. Dolayısıyla kefili olan bir alacaklı, oyunu vermeden önce bu kuralı hesaba katmalıdır.

Konkordato Şartları Değişecek mi? Gündemdeki Taslak

Adalet Bakanlığı, Ağustos 2025’te “Cebrî İcra Kanunu Taslağı”nı kamuoyu görüşüne açtı. Taslak, mühlet sürelerini kısaltmayı, tasdik için ödemesiz dönemin makul olmasını aramayı ve kayyım yerine proje denetçisi getirmeyi öngörüyor. Ancak bu yazının yayın tarihi itibarıyla yürürlükteki düzenleme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’dur. Bu yazıdaki bütün süre ve şartlar da yürürlükteki metne göredir.

Konkordato Şartları Hakkında Yargı Kararları

Bu yazı için aşağıdaki kararların tam metinlerini inceledik. Ayrıca kararları mahkemelere göre tablolarda topladık.

Yargıtay kararlarında konkordato şartları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 6. Hukuk Dairesi
KünyeOlay ve kararPratik sonuç
Yargıtay HGK, 10.03.2022, E. 2022/71, K. 2022/284Ret oyu veren banka, duruşmadan önce yazılı itiraz bildirmedi. Bu nedenle Kurul, bankanın istinaf hakkı olmadığına karar verdi (oy çokluğu).Bu nedenle alacaklı, ret oyuna ek olarak yazılı itiraz vermelidir.
Yargıtay HGK, 09.11.2022, E. 2022/610, K. 2022/1462İlk derece mahkemesi tasdik kararını kesin mühletten 18 gün sonra verdi. Ancak Kurul, ek sürenin zımnen kullanıldığını kabul etti ve bozdu (oy çokluğu).Yani kısa gecikme, usulden ret sebebi değildir.
Yargıtay HGK, 22.02.2023, E. 2023/150, K. 2023/119Uzatma kararı, kesin mühletin bitiminden 9 gün sonrasından başladı. Ancak Kurul, bu gecikmenin mühletin faydalarını ortadan kaldırmadığını belirtti.Dolayısıyla uzatma kararındaki kısa gecikme talebi düşürmez.
Yargıtay HGK, 08.03.2023, E. 2023/239, K. 2023/187Tasdik kararı, kesin mühletin bitiminden 7 gün sonra çıktı. Ancak Kurul, usulden ret kararını bozdu.Yani mahkeme, duruşma gününü belirleyerek ek süreyi fiilen kullanmış olur.
Yargıtay HGK, 05.07.2023, E. 2023/576, K. 2023/707Uzatma sürelerindeki bir hesap hatası, kararın kesin mühleti 20 gün aşmasına yol açtı. Ancak Kurul bozdu (oy çokluğu).Dolayısıyla mahkemenin hesap hatası taraflara yüklenemez.
Yargıtay HGK, 06.12.2023, E. 2023/603, K. 2023/1216Bölge adliye mahkemesi tasdik kararını kaldırıp şirketin iflasına karar verdi; ancak şirket yetkilisini dinlemedi. Kurul bozdu.Kısacası mahkeme, iflastan önce şirket yetkilisini dinlemelidir.
Yargıtay HGK, 07.02.2024, E. 2023/1044, K. 2024/71 (Ltd)Borca batık olmayan şirket, faizsiz ve beş yıllık bir ödeme planı sundu. Ancak Kurul, teklifi kaynaklarla orantısız buldu.Yani mahkeme, faizsiz uzun vadeyi örtülü indirim sayabilir.
Yargıtay 6. HD, 01.07.2024, E. 2024/1048, K. 2024/2358 (AŞ, Ltd)Kaynak aktarımı ve gayrimenkul satışı gerçekleşmedi; kayyım raporu ödeme yapılmadığını gösterdi. Bu nedenle Daire, tasdik kararını bozdu.Kısacası mahkeme konkordato şartlarını kendiliğinden araştırır.

İzmir BAM kararlarında konkordato şartları

İzmir BAM 17. Hukuk Dairesi
KünyeOlay ve kararPratik sonuç
İzmir BAM 17. HD, 09.06.2022, E. 2021/2403, K. 2022/1037Borca batık olmayan mermer şirketi, ödemesiz dönemle birlikte 48 ay faizsiz ödeme teklif etti. Daire, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin tasdik kararını kaldırdı ve talebi reddetti.Yani borca batık olmayan şirket örtülü indirim isteyemez.
İzmir BAM 17. HD, 05.07.2022, E. 2022/554, K. 2022/1229Borca batık şirket, bir yıl ödemesiz ve altı yıllık faizsiz bir plan sundu. Daire planı eleştirdi; ancak istinaf eden alacaklıların istinaf hakkı olmadığı için başvuruları reddetti.Dolayısıyla yazılı itiraz şartı, alacaklının bütün itirazlarını etkiler.
İzmir BAM 17. HD, 14.09.2023, E. 2023/1169, K. 2023/1522Komiser alacaklılar toplantısını ilandan 13 gün sonra yaptı. Bu nedenle Daire, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin tasdik kararını kaldırdı.Kısacası toplantı için 15 günlük süre zorunludur.

Konkordato şartları hakkında diğer BAM kararları

İstanbul BAM 17. HD ile Ankara ve Sakarya bölge adliye mahkemeleri
KünyeOlay ve kararPratik sonuç
İstanbul BAM 17. HD, 31.03.2022, E. 2022/182, K. 2022/398Projede kefalet borçları yoktu ve kaynak belirsiz alacak tahsilatına dayanıyordu. Ayrıca kefil ortakların bağımsız projesi yoktu. Daire talepleri reddetti.Yani her borçlu için şartlar ayrı aranır; ayrıca SGK alacağı konkordato dışındadır.
İstanbul BAM 17. HD, 09.06.2022, E. 2022/648, K. 2022/740Ortak olmak için para gönderen şirket, alacaklı gibi oy verdi. Ancak Daire bu oyu dürüstlük kuralına aykırı buldu ve talebi reddetti.Kısacası gerçek olmayan bir alacak çoğunluğu sağlayamaz.
İstanbul BAM 17. HD, 19.12.2024, E. 2024/1308, K. 2024/1607Şirket ve gerçek kişi tacir, rayiç değerlere göre borca batıktı; üstelik proje ciddi bir plan içermiyordu. Bu nedenle Daire ret ve iflas kararını onadı.Yani mahkeme borca batıklığı rayiç değerle ölçer.
İstanbul BAM 17. HD, 09.10.2025, E. 2025/1115, K. 2025/1261İlk derece mahkemesi iflasa karar verdi. Ancak Daire, borca batıklık incelemesini ve alacaklının kötü niyet iddialarının araştırılmasını yetersiz buldu.Bu nedenle iflas kararı sağlam bir borca batıklık tespitine dayanmalıdır.
İstanbul BAM 17. HD, 30.10.2025, E. 2025/1249, K. 2025/1431Projenin başarı şansı yoktu ve şirket borca batıktı; kefil ortakların da ayrı projesi yoktu. Daire ret ve iflas kararını onadı.Kısacası başarı şansı olmayan projede iflas gündeme gelir.
Ankara BAM 23. HD, 02.06.2021, E. 2021/182, K. 2021/843 (Ltd)Daire, mühlet kararlarına kanun yolu olmadığını ve çekişmeli alacakların istinafta belirlenemeyeceğini belirtti. Ayrıca hükmü düzelterek yeniden kurdu.Üstelik konkordato, tablo dışındaki alacaklıları da bağlar.
Sakarya BAM 7. HD, 15.02.2024, E. 2023/2492, K. 2024/270Mahkeme talebi reddetti; ancak şirketler borca batık olmadığı için iflasa karar vermedi. Bu nedenle Daire kararı kaldırdı.Dolayısıyla 292. madde hâllerinde iflas için borca batıklık şart değildir.

İstanbul BAM 45. HD kararlarında konkordato şartları

İstanbul BAM 45. HD
KünyeOlay ve kararPratik sonuç
İstanbul BAM 45. HD, 30.06.2021, E. 2020/1644, K. 2021/709Mahkeme tasdiki reddetti ve iflas için dosyayı ayırdı. Ancak Daire, ayırmanın yasal karşılığı olmadığını belirtti.Ayrıca 292. madde hâllerinde borca batıklık aranmaz.
İstanbul BAM 45. HD, 08.06.2022, E. 2021/1710, K. 2022/721Plan, küçük alacaklılara hızlı ödeme yapıp bankaların ödemesini uzun vadeye yayıyordu. Bu nedenle Daire kararı kaldırdı.Yani ödeme planı adil ve dengeli olmalıdır.
İstanbul BAM 45. HD, 14.09.2022, E. 2022/1013, K. 2022/917Stokların rayiç değeri kayıtlardan çok düşüktü. Bu yüzden Daire; borca batıklığın yeniden hesaplanmasını, tasfiye usulünün belirlenmesini ve yetkilinin dinlenmesini istedi.Dolayısıyla mahkeme borca batıklığı fiilî duruma göre hesaplar.
İstanbul BAM 45. HD, 21.12.2022, E. 2022/407, K. 2022/1472Projedeki kâr beklentisi komiser raporuyla örtüşmüyordu. Bu yüzden Daire tasdik kararını kaldırdı.Kısacası proje somut verilere dayanmalıdır.
İstanbul BAM 45. HD, 04.01.2023, E. 2022/1909, K. 2023/3 (Ltd)Proje gerekli çoğunluğu alamadı ve şirket borca batıktı. Bu nedenle Daire iflas kararını onadı.Yani çoğunluk yoksa ve şirket borca batıksa mahkeme iflasa karar verir.
İstanbul BAM 45. HD, 08.02.2023, E. 2022/199, K. 2023/188Kayyım raporları taksitlerin ödendiğini gösterdi. Bu nedenle Daire tasdik kararını onadı.Yani tasdikten sonraki performans da önemlidir.
İstanbul BAM 45. HD, 25.06.2025, E. 2024/1215, K. 2025/709Daire, yazılı itiraz vermeyen bankaların istinafını reddetti. Ancak düşük sabit faizli planı örtülü indirim saydı ve kararı kaldırdı.Üstelik yasal faizin altındaki sabit faiz de örtülü indirim olabilir.

Varsayımsal Örnekler

Aşağıdaki örnekleri süreci somutlaştırmak için kurguladık; gerçek bir şirketi veya dosyayı anlatmıyorlar.

Varsayımsal örnek 1: Bir limited şirket, 40 milyon TL borcunu iki yıl ödemesiz ve dört yılda faizsiz ödemeyi teklif etsin. Ancak rayiç değerlere göre şirketin varlıkları borçlarından 10 milyon TL fazla olsun. Bu durumda mahkeme, teklifi örtülü bir indirim sayabilir ve kaynaklarla orantılı bulmayabilir.

Varsayımsal örnek 2: Bir tedarikçi, borçlu şirketten 800.000 TL alacaklı olsun. Alacaklılar toplantısında projeye ret oyu versin; ancak tasdik duruşmasından önce yazılı itiraz vermesin. Bu durumda tasdik kararına karşı istinaf hakkını kaybedebilir.

Varsayımsal örnek 3: Bir banka, şirketin fabrika binası üzerinde ipotek sahibi olsun. Mühlet sırasında rehin takibi başlatabilir; ancak binanın satışını isteyemez. Projeye göre işletme binayı kullanmayacaksa, mahkeme satışına izin verebilir.

Varsayımsal örnek 4: Şirket ortağı, şirketin 5 milyon TL’lik banka kredisine kefil olsun ve şirketle birlikte konkordato istesin. Ancak ortağın kendi kaynağı ve ayrı bir projesi olmasın. Bu durumda mahkeme, şirketin talebinden bağımsız olarak ortağın talebini reddedebilir.

Varsayımsal örnek 5: Tasdikten sonra şirket, üç taksiti bir alacaklıya ödemesin. Bu alacaklı, konkordatoyu kendisi bakımından feshettirerek alacağının tamamını yeniden takip edebilir; konkordatoyla kazandığı hakları da korur.

Konkordato Şartları ve Tarafların Sık Yaptığı Hatalar

  • Bağımsız denetim raporu veya ara bilançolar eksik olarak başvurmak.
  • Vekâletnamede konkordato için özel yetki bulunmadan başvuru yapmak.
  • Borca batık olmadığı hâlde faizsiz ve uzun vadeli bir plan sunmak.
  • Kefalet borçlarını veya bazı alacaklıları projede göstermemek.
  • Alacaklı listesini banka, icra, vergi ve SGK kayıtlarıyla karşılaştırıp uyumlu hâle getirmemek.
  • Başvurunun tek başına takipleri durduracağını düşünmek.
  • Alacaklı olarak 15 günlük alacak bildirim süresini kaçırmak.
  • Ret oyu verip tasdik duruşmasından en az üç gün önce yazılı itiraz vermemek.
  • Kefili olan alacaklının, projeye muvafakat etmeden önce kefillerine karşı haklarını düşünmemek.

İzmir’de Konkordato Şartları ve Süreç: Buca Örneği

Buca’da mobilya üreten bir anonim şirket düşünelim. Şirket, döviz kredileri ve tahsil edemediği çekler nedeniyle maaşlarını zor ödesin. Bu durumda şirket, muamele merkezi Buca’da olduğu için İzmir Adliyesi’ndeki asliye ticaret mahkemesine başvurur; çünkü Buca, İzmir Adliyesi’ne bağlıdır. İncelediğimiz kararlarda İzmir 1., 2. ve 3. Asliye Ticaret Mahkemeleri konkordato dosyalarına baktı. İstinaf incelemesini ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi yaptı. Bu Daire, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinden gelen bir konkordato dosyasını da inceledi.

Kanun, iflas ve konkordato işlerine bakacak asliye ticaret mahkemesini belirleme görevini Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na verir. Bu yüzden başvurudan önce dosyanın hangi daireye gideceğini İzmir Adliyesi’nden veya UYAP’tan öğrenmekte yarar var. Öte yandan şirketin alacaklıları da aynı ilanları takip etmeli; özellikle 7 günlük itiraz, 15 günlük alacak bildirimi ve tasdik duruşmasından 3 gün önceki yazılı itiraz sürelerini kaçırmamalıdır.

Ticari alacakların tahsiline ilişkin genel bilgi için ticari alacak davası nedir yazımıza bakabilirsiniz. Şirket uyuşmazlıklarının İzmir’deki seyrini ise İzmir şirket avukatı sayfamızda topladık. Ayrıca Bayraklı’daki şirket işleri, Bornova’daki şirket uyuşmazlıkları ve Çeşme’deki ticari işletmeler başlıklı sayfalarımız da bulunuyor.

Sorular ve Cevaplar

Konkordato şartları nelerdir?

Kısaca borçlunun ödeyememe durumu veya tehlikesi, eksiksiz başvuru belgeleri, alacaklıların gerekli çoğunlukla kabulü ve mahkemenin tasdikidir. Mahkeme ayrıca teklifin iflasa göre avantajlı ve borçlunun kaynaklarıyla orantılı olmasını arar.

Konkordato başvurusu hacizleri hemen durdurur mu?

Hayır. Başvuru dilekçesi tek başına takipleri durdurmaz. Koruma, mahkemenin geçici mühlet kararıyla başlar. Mahkeme de bu kararı belgelerin eksiksiz olduğunu tespit edince verir.

Konkordato borçları tamamen siler mi?

Hayır. Tasdik edilen proje, hangi borcun ne oranda ve hangi vadede ödeneceğini belirler. İndirim içeren bir proje de mümkündür; ancak alacaklıların gerekli çoğunluğu kabul etmeli ve mahkeme tasdik etmelidir. Üstelik işçi, rehinli ve amme alacakları gibi kapsam dışı alacakları borçlu ayrıca öder.

Konkordato süreci ne kadar sürer?

Geçici mühlet en fazla 5 ay, kesin mühlet en fazla 18 aydır. Mahkeme gerekirse karar için 6 ay daha mühlet hükümlerini sürdürebilir. Dolayısıyla süreç tasdik kararına kadar iki yılı aşabilir.

Konkordato ilan eden şirkete icra takibi başlatabilir miyim?

Kural olarak hayır; mühlet içinde alacaklı yeni takip başlatamaz ve mevcut takipler durur. Ancak işçi alacakları için haciz yoluyla, rehinli alacaklar için de rehin yoluyla takip mümkündür; yine de icra dairesi rehinli malı satamaz.

Konkordatoda vergi ve SGK borçları ne olur?

Mühlet sırasında idare 6183 sayılı Kanun’a göre de takip başlatamaz. Ancak tasdikten sonra konkordato amme alacaklarını kapsamaz; borçlu bunları tam olarak ödemek zorundadır.

Alacaklı konkordatoya nasıl itiraz eder?

Alacaklı, geçici mühlet ilanından itibaren 7 gün içinde mühlete itiraz edebilir. Tasdik aşamasında ise duruşmadan en az 3 gün önce yazılı itiraz vermeli ve ardından iki hafta içinde istinafa başvurmalıdır.

Konkordato şartları sağlanmazsa şirket iflas eder mi?

Her zaman değil. Kesin mühlet sırasında konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılırsa iflasa tabi şirket iflas eder. Tasdik aşamasında reddedilirse ise iflas için doğrudan iflas sebeplerinden birinin, örneğin borca batıklığın bulunması gerekir.

Kefil olduğum şirket konkordato ilan etti, ne olur?

Konkordato yalnızca başvuran borçluyu korur. Muvafakat etmeyen alacaklı kefile karşı haklarını korur. Bu nedenle kefil de ayrıca konkordato isteyebilir; ancak kendi kaynaklarına dayanan ayrı bir proje sunmalıdır.

Konkordato başvurusu için avukatla çalışmak zorunlu mu?

Hayır. Ancak başvuru dosyası teknik belgeler içerir ve süreler kısadır. Bu nedenle başvurudan önce hukuki ve mali değerlendirme yaptırmak yarar sağlar.

Sonuç

Sonuç olarak konkordato şartları, borçlu şirkete iflas etmeden toparlanma imkânı verir; ancak bu imkân sıkı denetime bağlıdır. Borçlu eksiksiz bir dosyayla başvurmalı, gerçekçi bir proje sunmalı ve teklifini kaynaklarıyla orantılı tutmalıdır. Aksi hâlde mahkeme talebi reddeder ve şartları varsa iflasa karar verir. Alacaklı ise ilanları izlemeli, alacağını süresinde bildirmeli ve itirazını tasdik duruşmasından önce yazılı olarak vermelidir. Kısacası konkordato, süreleri ve şartları doğru yöneten taraf için bir çözüm; kaçıran taraf için ise ciddi bir hak kaybı riskidir. Şirketin kapanış ve tasfiye seçeneklerini şirketin kapanış ve tasfiye süreci yazımızda, müdürün kamu borçlarından sorumluluğunu ise şirket müdürü sorumluluğu yazımızda ayrıca ele alıyoruz.


Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır.

Ticari alacak davası için fatura ve sözleşme inceleme
Ticari alacak davası için fatura ve sözleşme inceleme

Ticari Alacak Davası Nedir?

Ticari alacak davası, tacirler arasındaki ticari ilişkiden doğan para alacağının mahkeme yoluyla tahsil edilmesi için açılan davadır. Mal satıp bedelini…
Çekişmeli boşanma davası dilekçesi ve yetkili aile mahkemesi
Çekişmeli boşanma davası dilekçesi ve yetkili aile mahkemesi

Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Çekişmeli boşanma davası, eşlerden biri boşanmak isterken diğerinin boşanmaya, kusur durumuna veya boşanmanın sonuçlarına katılmadığı ya da taraflar arasında anlaşma…