Ticari alacak davası, tacirler arasındaki ticari ilişkiden doğan para alacağının mahkeme yoluyla tahsil edilmesi için açılan davadır. Mal satıp bedelini alamayan bir işletme sahibi de, hizmet verip faturasını tahsil edemeyen bir esnaf da kendini bu davanın içinde bulabilir. Uygulamada en çok karşılaştığımız soru şudur: “Alacağım var, ama icra mı başlatayım, dava mı açayım, önce ne yapmam gerekiyor?” Bu yazıda ticari alacak davasının ne olduğunu, hangi mahkemede ve hangi şartlarla açıldığını, süreçte nelere dikkat edilmesi gerektiğini sade bir dille anlatmaya çalışacağız.
KRC Hukuk Bürosu olarak İzmir’de, Karabağlar merkezli çalışan bir izmir ticaret avukatı olarak şirketlere ve esnafa alacak tahsili süreçlerinde hukuki destek veriyoruz. Ticari uyuşmazlıkların genel çerçevesini ise Ticari İşletme ve Şirketler Hukuku sayfamızda ele almıştık.
Ticari Alacak Davası Nedir?
Ticari alacak, tarafların ticari faaliyeti nedeniyle doğan para alacağıdır. Mal veya hizmet bedeli, cari hesap bakiyesi, çek ve senet alacağı, sözleşmeden doğan cezai şart ve gecikme faizi bu kapsamda sayılabilir. Alacaklı, borçlu ödeme yapmadığında, alacağını tahsil etmek için ya icra takibi başlatır ya da doğrudan dava açar. Ticari alacak davası, bu ikinci yoldur.
Bir davanın ticari dava sayılması için belirli ölçütler aranır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 4. maddesi, mutlak ticari davaları sayar. Bunlar arasında TTK’da yer alan şirketlere, kambiyo senetlerine ve bankacılık işlemlerine ilişkin davalar bulunur. Ayrıca iki tarafın da tacir olduğu ve uyuşmazlığın ticari işletmeleriyle ilgili olduğu davalar da ticari dava sayılır. Kanunun tam metnine mevzuat.gov.tr üzerindeki Türk Ticaret Kanunu sayfasından ulaşabilirsiniz.

Hangi Mahkemede Açılır?
Ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir (TTK m.5). İzmir’de bu davalar İzmir asliye ticaret mahkemelerinde görülür. Yetkili mahkeme ise genel olarak davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmenin ifa yeri gibi alternatif yetki kuralları da olduğundan, hangi mahkemede dava açılacağını önceden değerlendirmek gerekir.
Yanlış mahkemede açılan dava, görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle başka mahkemeye gönderilebilir. Bu da aylarca süren bir zaman kaybına yol açabilir. Bu nedenle dava açmadan önce dosyanın niteliğini doğru belirlemeyi öneriyoruz.
Dava Açmadan Önce Arabuluculuk Zorunlu mu?
Evet. TTK m.5/A uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi veya tazminat olan ticari davalarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Yani alacaklı, önce arabuluculuk bürosuna başvurur. Arabulucu tarafları bir araya getirir. Anlaşma sağlanırsa tutanak düzenlenir. Anlaşma sağlanamazsa “son tutanak” alınır ve bu tutanakla birlikte dava açılabilir. Süreç 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında yürütülür.
Arabuluculuk aşaması atlanırsa dava, usulden reddedilebilir. Bu, hem zaman hem de masraf kaybı demektir. Arabuluculuk sırasında zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin işlemediği kabul edilir; ancak başvuru tarihleri ve süreler yine de dikkatle takip edilmelidir. Arabuluculuk masasında yapılan anlaşma ise taraflar için bağlayıcıdır ve icra edilebilirlik şerhi alınırsa mahkeme ilamı gibi icraya konabilir. Bu yüzden masaya oturmadan önce alacağın hukuki dayanağını ve belgelerini hazırlamak faydalı olur.
Ticari Alacak Davasında İspat: Hangi Belgeler Önemli?
Ticari alacak davasının sonucunu çoğu zaman belgeler belirler. Alacaklı olarak elinizde şu belgeler varsa, dosyanın değerlendirmesi kolaylaşır:
- Sözleşme, sipariş formu veya teklif yazısı
- Fatura ve irsaliye
- Banka dekontları ve cari hesap ekstreleri
- Çek ve senet örnekleri
- Mutabakat mektupları
- E-posta ve mesaj yazışmaları
- Gönderilmiş ihtarnameler
Faturaya ilişkin önemli bir kural da TTK m.21/2’de yer alır. Fatura içeriğine, tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmezse, fatura içeriği kabul edilmiş sayılır. Borçlu taraf için bu süre çok kritiktir. Alacaklı taraf için ise faturanın borçluya usulüne uygun ulaştığını belgelemek önem taşır.
Tacirler arasındaki davalarda ticari defterler de delil olabilir. Defterlerin düzenli tutulmuş ve usulüne uygun onaylanmış olması gerekir. Mahkeme genellikle bilirkişi yoluyla defter ve belgeleri inceler.
İcra Takibi mi, Dava mı?
Alacaklılar çoğu zaman iki yol arasında kalır. İkisi de mümkündür, ama avantajları farklıdır.
İlamsız İcra Takibi
Alacağın belgeye dayandığı ve borçlunun itiraz etme ihtimalinin düşük olduğu hâllerde, ilamsız icra takibi daha hızlı sonuç verebilir. Alacaklı icra dairesine başvurur, borçluya ödeme emri gönderilir. Borçlu yedi gün içinde itiraz etmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilebilir. Süreçle ilgili hükümler 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu‘nda düzenlenmiştir.
Borçlu itiraz ederse takip durur. Bu durumda alacaklı, itirazın iptali davası açarak itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Ancak ticari nitelikteki bir alacakta, bu dava için de önce arabuluculuğa başvurulması gerekebilir. Haksız çıkan borçlu aleyhine icra inkâr tazminatı gibi sonuçlar da gündeme gelebilir. Bu nedenle itiraz sonrası izlenecek yolun dikkatle seçilmesi gerekir.
Doğrudan Ticari Alacak Davası
Alacak tutarı tartışmalıysa, borçlu borcu inkâr ediyorsa veya ortada karmaşık bir hesaplama varsa, doğrudan dava açmak daha uygun olabilir. Bu durumda önce arabuluculuk süreci tamamlanır, ardından asliye ticaret mahkemesinde dava açılır.
Hangi yolun uygun olduğuna karar verirken alacağın miktarı, belge durumu, borçlunun mali durumu ve itiraz ihtimali birlikte değerlendirilir. İcra süreçleri hakkında genel bilgi için ayrıca Ticari İşletme ve Şirketler Hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.
Ticari Alacakta Faiz: Nasıl İşler?
Ticari işlerde alacak vadesinde ödenmezse, alacaklı temerrüt faizi isteyebilir. Ticari işlerde uygulanacak faiz oranı, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun çerçevesinde belirlenir. Kanunun metnine mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz. Ticari işlerde temerrüt faizi, Merkez Bankası’nın uyguladığı avans faiz oranı üzerinden istenebilir. Güncel oranlara Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın reeskont ve avans faiz oranları sayfasından bakılabilir.
Varsayımsal bir örnek: Vadesi gelmiş 400.000 TL tutarında bir fatura alacağı olsun. Yıllık avans faiz oranının yüzde 40 olduğunu varsayalım. Borçlunun 90 gün gecikmesi hâlinde işleyecek faiz yaklaşık 39.450 TL olur (400.000 × 0,40 × 90 / 365). Bu rakam yalnızca örnektir. Gerçek tutar, güncel faiz oranına, faizin başlangıç tarihine ve sözleşmede özel bir faiz kararlaştırılıp kararlaştırılmadığına göre değişir.
Ticari Alacak Davasının Aşamaları
Süreç genel olarak şu sırayla ilerler:
- Hukuki değerlendirme: Belgeler incelenir, alacağın dayanağı ve ispat durumu belirlenir.
- İhtarname: Borçluya, noter veya benzeri yolla ödeme için süre verilir. Bu adım zorunlu olmasa da temerrüt tarihinin ve faiz başlangıcının belgelenmesi bakımından faydalıdır.
- Arabuluculuk başvurusu: TTK m.5/A uyarınca dava şartıdır. Süreç genellikle birkaç hafta sürer.
- Dava dilekçesinin hazırlanması: Taraflar, talepler, deliller ve hukuki sebepler yazılır.
- Karşı tarafın cevabı: Davalı cevap dilekçesi verir, itirazlarını ve savunmasını ileri sürer.
- Ön inceleme ve tahkikat: Mahkeme uyuşmazlık konularını belirler. Delil toplanır, tanıklar dinlenir, bilirkişi incelemesi yapılır.
- Karar: Mahkeme davayı kabul eder, kısmen kabul eder veya reddeder.
- Kanun yolları ve icra: Karara karşı istinaf yoluna gidilebilir. Alacak kesinleşirse icra yoluyla tahsil edilir.
Her aşamanın süresi, dosyanın niteliğine ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Bu nedenle kesin bir süre söylemek doğru olmaz. Özellikle bilirkişi incelemesi gerektiren dosyalar daha uzun sürebilir.
Çek ve Senetten Doğan Alacaklar
Alacak çek veya senede dayanıyorsa, kambiyo senetlerine özgü takip yolu kullanılabilir. Bu yol, diğer takip yollarına göre alacaklıya bazı avantajlar sağlar. Ancak senedin kanunda aranan şekil şartlarını taşıması gerekir. Vade, ödeme yeri, lehtar ve imza gibi unsurlardaki eksiklikler, senedin bu özel yoldan takip edilmesini engelleyebilir. Çek hamilinin izleyeceği süreler ve karşılıksız çekin sonuçları ise 5941 sayılı Çek Kanunu’nda düzenlenmiştir. Çek ve senet alacaklarında süreler kısa olabilir. Bu yüzden ödenmeyen bir çek veya senetle karşılaşan kişinin vakit kaybetmeden hukuki destek alması gerekir.
Borçlu Olarak Ne Yapabilirsiniz?
Ticari alacak davası açılan veya hakkında icra takibi başlatılan kişi için ilk adım, tebligatı ve tarihini not etmektir. İtiraz süresi çok kısadır. Örneğin icra takibindeki ödeme emrine yedi gün içinde itiraz edilmezse takip kesinleşebilir. Fatura içeriğine itiraz için ise sekiz günlük süre vardır. Borçlunun elinde ödeme belgeleri, mal veya hizmetin ayıplı olduğuna dair kayıtlar ya da mutabakat yazışmaları varsa, bunlar savunma açısından önem taşır. Süreçte uzlaşma imkânı da değerlendirilebilir; ancak yapılacak her yazılı anlaşmanın sonuçları dikkatle incelenmelidir.
Ticari Alacak Davasında Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada karşılaştığımız bazı sık hatalar şunlardır:
- Arabuluculuk şartını atlayıp doğrudan dava açmak
- Faturanın borçluya ulaştığını belgelememek
- İhtarnamede borç tutarını veya vadeyi hatalı yazmak
- Sözlü anlaşmaya güvenip yazılı sözleşme veya mutabakat almamak
- Çek ve senetlerde süreleri kaçırmak
- Faizin başlangıç tarihini ve oranını sözleşmede açıkça belirlememek
- Borçlunun mal varlığını araştırmadan masraflı bir sürece girmek
Karabağlar ve İzmir’de Ticari Alacak Takibi
Karabağlar’da faaliyet gösteren esnaf, dükkân sahibi ve küçük işletmeler için ticari alacak, günlük işin parçası. Bir müşterinin ödemeyi geciktirmesi ya da bir tedarikçinin faturayı kabul etmemesi gibi sorunlar çoğu zaman küçük tutarlarla başlıyor. Zamanında ve doğru atılan adım, bu sorunların büyümeden çözülmesini kolaylaştırabilir. Karabağlar avukat ve Karabağlar ticaret avukatı arayan işletmeler için ilk değerlendirmeyi ilçeden ayrılmadan yapmak mümkündür. İzmir genelinde Buca, Konak, Bornova, Karşıyaka ve Bayraklı dahil ticari alacak ve şirket uyuşmazlıklarında hizmet veriyoruz. Şirket hukuku ve sözleşme konularında bir izmir şirket avukatı desteği arayanlar için de Ticari İşletme ve Şirketler Hukuku sayfamızdan hizmetlerimize ulaşabilirsiniz.
Neden KRC Hukuk Bürosu?
KRC Hukuk Bürosu olarak her ticari alacak dosyasını kendi koşulları içinde değerlendiriyoruz. Dosyanın sonucu hakkında kesin bir vaatte bulunmuyoruz. Çünkü ticari davalarda karar, delillerin gücüne ve mahkemenin takdirine göre şekilleniyor. Bizim yaklaşımımız, süreleri kaçırmadan doğru adımları atmak, müvekkilimizi dürüstçe bilgilendirmek ve mümkün olduğunda uzlaşma yollarını da değerlendirmektir. Güncel mevzuat değişikliklerini ve Yargıtay’ın ticari uyuşmazlıklara ilişkin yaklaşımını da takip etmeye özen gösteriyoruz.
Sıkça Sorulan Sorular
Ticari alacak davası hangi mahkemede açılır?
Asliye ticaret mahkemesinde açılır (TTK m.5). İzmir’deki davalar, yetki kuralları çerçevesinde İzmir asliye ticaret mahkemelerinde görülür.
Ticari alacak davası açmadan önce arabuluculuk zorunlu mudur?
Evet. Konusu para alacağı veya tazminat olan ticari davalarda arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m.5/A). Başvuru yapılmazsa dava usulden reddedilebilir.
Ticari alacak davası mı, icra takibi mi daha uygundur?
Alacak belgeye dayanıyor ve itiraz ihtimali düşükse icra takibi daha hızlı olabilir. Alacak tartışmalıysa veya karmaşık bir hesap gerekiyorsa dava daha uygun olabilir. Karar, dosyaya göre verilmelidir.
Faturaya itiraz süresi ne kadardır?
TTK m.21/2 uyarınca fatura içeriğine, tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmezse içerik kabul edilmiş sayılır.
Ticari alacakta faiz nasıl hesaplanır?
Ticari işlerde temerrüt faizi, avans faiz oranı üzerinden istenebilir. Güncel oran ve faizin başlangıç tarihi dosyaya göre kontrol edilmelidir.
İcra takibine itiraz edilirse ne olur?
Takip durur. Alacaklı, itirazın iptali davası açarak itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Ticari alacaklarda bu dava için de arabuluculuk şartı gündeme gelebilir.
Çek ve senetten doğan alacaklar nasıl tahsil edilir?
Kambiyo senetlerine özgü takip yolu kullanılabilir. Bunun için senedin şekil şartlarını taşıması ve sürelere uyulması gerekir.
Arabuluculuk anlaşması bağlayıcı mıdır?
Evet. Taraflar anlaşırsa tutanak bağlayıcıdır. İcra edilebilirlik şerhi alınırsa mahkeme ilamı gibi icraya konabilir.
Ticari alacak davası ne kadar sürer?
Kesin bir süre vermek doğru olmaz. Bilirkişi incelemesi, tanık dinlenmesi ve mahkemenin iş yükü süreyi etkiler.
Ticari defterler delil olarak kullanılabilir mi?
Tacirler arasındaki davalarda, usulüne uygun tutulmuş ticari defterler belirli şartlarla delil olabilir. Mahkeme genellikle bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırır.
Karabağlar’da iş yerim var, size ulaşabilir miyim?
Evet. KRC Hukuk Bürosu olarak Karabağlar ve İzmir genelinde ticari alacak ve şirket hukuku alanında hizmet veriyoruz. İletişim sayfamızdan ön görüşme talep edebilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır.







