Boş Tahliye Taahhütnamesi İmzaladım, Ne Yapmalıyım?

Boş tahliye taahhütnamesi ve kira sözleşmesi
Boş tahliye taahhütnamesi ve kira sözleşmesi

Ev tutarken masaya kira sözleşmesiyle birlikte bir de “tahliye taahhütnamesi” konur; tarih kısımları boştur, “şimdilik imzala, nasılsa bir şey olmaz” denir ve çoğu kiracı anahtarı alabilmek için imzayı atar. Aylar, bazen yıllar sonra o kâğıt bir tahliye emriyle geri döndüğünde ise ilk soru hep aynıdır: Boş tahliye taahhütnamesi imzaladım, şimdi ne yapmalıyım? Bu yazıda, boş imzalanan bir taahhütnamenin hukuken ne anlama geldiğini, hangi durumlarda geçersizliğinin ileri sürülebileceğini ve kiracının atabileceği adımları sırasıyla anlatıyoruz.

ÖZET

Boş imzalanan bir taahhütname kendiliğinden geçersiz sayılmaz. Taahhüdün anahtar tesliminden önce ya da kira sözleşmesiyle aynı anda alındığı ispatlanabilirse geçersizlik gündeme gelebilir; ancak yargı uygulamasında bu ispat genellikle yazılı delil aranarak değerlendirilir. Bu nedenle delilleri erken toplamak, gerekirse ihtarname göndermek ve takip gelirse yedi gün içinde itiraz etmek önem taşır.

Bu yazıyı, KRC Hukuk Bürosu olarak kira uyuşmazlıklarında en sık karşılaştığımız sorulardan birini, kiracının bakış açısıyla ve somut adımlar üzerinden ele almak için hazırladık.

Boş Tahliye Taahhütnamesi Ne Demektir?

Tahliye taahhütnamesi, kiracının kiralanan yeri belli bir tarihte boşaltacağını yazılı olarak üstlendiği belgedir. Türk Borçlar Kanunu m. 352/1, kiracının bu taahhüdü yerine getirmemesi hâlinde kiraya verene, taahhüt edilen tarihten itibaren bir ay içinde icra takibi başlatma veya dava açma imkânı tanır. Taahhüdün hangi şartlarla geçerli olduğunu tahliye taahhütnamesinin geçerlilik şartlarını anlattığımız yazımızda ayrıntılı olarak ele almıştık; burada yalnızca boş imza meselesine odaklanacağız.

“Boş” kelimesi uygulamada birkaç farklı durumu anlatmak için kullanılır:

  • Tahliye tarihi boş bırakılmış taahhütname: Kiracının ne zaman çıkacağı yazmaz; bu kısım sonradan kiraya veren tarafından doldurulur.
  • Düzenleme tarihi boş bırakılmış taahhütname: Belgenin hangi gün imzalandığı yazmaz. Sonradan ileri bir tarih yazılarak, sanki anahtar tesliminden sonra verilmiş gibi gösterilebilir.
  • Her iki tarihi de boş olan, yalnızca imza ve kiracı bilgilerini taşıyan belge.

Hukuk dilinde bu duruma “beyaza imza” veya “açığa imza” denir. Kişi, metnin bir kısmını karşı tarafın doldurmasına bırakarak imzasını atmıştır. Uygulamada sıklıkla gördüğümüz kadarıyla bu belgeler, kira sözleşmesinin imzalandığı gün, aynı masada ve çoğu zaman anahtar henüz verilmeden alınmaktadır.

Kanun Ne Diyor? Teslimden Sonra Verilme Şartı

Kanun koyucu, kiracının ev bulma telaşı içinde baskı altında imza atabileceğini öngörmüş ve taahhüdün geçerliliğini sıkı şartlara bağlamıştır. Türk Borçlar Kanunu m. 352/1’e göre taahhüdün:

  1. Yazılı olması,
  2. Kiracı tarafından kiraya verene verilmesi,
  3. Belli bir tahliye tarihi içermesi,
  4. Kiralananın kiracıya tesliminden sonra verilmiş olması

gerekir. Boş tahliye taahhütnamesi tartışmasının kalbi dördüncü şarttır. Anahtar teslim edilmeden ya da ilk kira sözleşmesiyle aynı anda alınan bir taahhüt, kiracının serbest iradesiyle verilmiş sayılmaz ve geçersizliği ileri sürülebilir. Sorun şudur: Kâğıdın üzerindeki tarih, bu gerçeği çoğu zaman yansıtmaz. Kiraya veren boş bırakılan düzenleme tarihine teslimden birkaç hafta sonrasını yazdığında, belge ilk bakışta tüm şartları taşıyor gibi görünür.

Bir de konut ve çatılı işyeri kiralarında tahliye sebeplerinin kanunda sınırlı olarak sayıldığını hatırlatmak gerekir. Kiracı aleyhine yeni bir tahliye sebebi sözleşmeyle yaratılamaz. Boş taahhütname, pratikte bu korumayı dolanmanın bir aracına dönüşebildiği için uyuşmazlıkların merkezinde yer almaktadır.

Boş İmza Atılan Taahhütname Geçersiz mi?

Kiracıların en çok merak ettiği soru budur ve cevabı tek cümleyle verilemez. Yargıtay uygulamasında ağırlıklı yaklaşım, boş bir belgeye imza atan kişinin, o boşluğun sonradan doldurulmasını baştan kabul etmiş sayılacağı yönündedir. Başka bir deyişle, “ben boş imzaladım” demek tek başına taahhüdü geçersiz kılmaz. Kiracının, belgenin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ya da teslimden önce alındığını ispat etmesi beklenir.

Doktrinde ise bu yaklaşım ciddi biçimde eleştirilmektedir. Eleştirilerin özü şudur: Kanun “belli bir tarih” şartını açıkça aramıştır. Tarihi baştan kiraya verenin takdirine bırakan bir belgede, iki tarafın üzerinde anlaştığı belirli bir tarihten söz edilemez. Ayrıca kiracı ile kiraya veren arasındaki ilişki, eşit iki tacir arasındaki ilişki gibi değildir; ev bulma zorunluluğu altındaki kişinin “katlanmak zorunda olduğu risk” mantığıyla değerlendirilmesi hakkaniyete uygun düşmeyebilir.

Mahkemeler somut dosyada genellikle Yargıtay’ın yerleşik çizgisini izlediği için, kiracı açısından asıl mücadele alanı ispattır. Daha önceki davalarımızda da gördüğümüz üzere, sonucu çoğu zaman hukuki tartışmadan çok, kiracının elindeki belgelerin niteliği belirlemektedir.

Taahhütnamenin imzalanma biçimine göre ilk değerlendirme
DurumGenel eğilimKiracı açısından not
Anahtar tesliminden sonra, tarihler yazılı ve kiracının bilgisi dahilinde imzalanmışKural olarak geçerli kabul edilirİrade sakatlığı gibi özel bir durum yoksa itiraz alanı dardır
Kira sözleşmesiyle aynı gün, tarihleri boş olarak imzalanmışGeçersizlik ileri sürülebilir; ancak ispat yükü kiracıdadırYazılı delil veya yazılı delile yakın belgeler belirleyici olur
Düzenleme tarihi yok, metinde “kiracısı olduğum taşınmaz” gibi ifade varBu tür ifadeler, belgenin teslimden sonra verildiği yönünde yorumlanabilirMetindeki her kelime önem taşır; belge dikkatle okunmalıdır
Taahhüt noterde düzenlenmiş veya imzası noterce onaylanmışİmza ve tarih itirazı çok sınırlı kalırTeslim tarihinin gerçekte daha sonra olduğu ayrıca tartışılabilir

İspat Sorunu: Neden Tanık Çoğu Zaman Yetmiyor?

Kiracıların en büyük hayal kırıklığı genellikle burada yaşanır. “O gün emlakçı da oradaydı, eşim de gördü” denir; fakat tanık beyanı çoğu dosyada sonucu değiştirmez. Bunun nedeni, Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘ndaki senetle ispat kuralıdır. HMK m. 200 belirli tutarı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatını ararken, HMK m. 201 senede karşı iddiaların tanıkla ispat edilemeyeceğini düzenler. Yargıtay, imzası inkâr edilmeyen bir taahhütnamenin içeriğine karşı ileri sürülen “boş verdim”, “aynı gün aldılar” gibi iddiaları ağırlıklı olarak bu kural çerçevesinde değerlendirmekte ve yazılı delil aramaktadır.

Bu kuralın bazı istisnaları vardır ve kiracı açısından önem taşır:

  • Delil başlangıcı (HMK m. 202): İddiayı tam ispat etmese de muhtemel gösteren bir yazılı belge varsa, tanık ve diğer delillerle desteklenmesi mümkün hâle gelebilir. Kiraya verenin gönderdiği bir mesaj ya da e-posta bu açıdan değer taşıyabilir.
  • İrade sakatlığı: Aldatma veya korkutma iddiaları HMK m. 203’te sayılan istisnalar arasında yer aldığından, bu iddialar bakımından tanık dahil diğer delillere başvurulabilir. Ancak bunun için iddianın gerçekten bir aldatma ya da korkutma olgusuna dayanması gerekir.
  • Yemin delili: Başka yazılı delili olmayan kiracı, belgenin anlaşmaya aykırı doldurulduğu konusunda karşı tarafa yemin teklif etmeyi değerlendirebilir. Yargıtay’ın bu tür iddialarda yemin deliline başvurulmasına imkân tanıyan kararları bulunmakla birlikte, belgenin farkında olmadan imzalatıldığı gibi sahtecilik niteliğindeki iddialarda yemin teklif edilemeyeceği de kabul edilmektedir.
Kiracının elindeki belgelerin olası ağırlığı
DelilNeyi göstermeye yarayabilir?
Kiraya verenden gelen yazılı mesaj, e-postaTaahhütnamenin ne zaman ve hangi koşulla alındığı; tarihlerin sonradan yazılacağının söylenmesi
Emlak ofisinin yazılı kayıtları, sözleşme taslaklarıBelgelerin aynı dosya içinde, aynı gün hazırlandığı
Nakliye faturası, elektrik-su-doğalgaz abonelik tarihleri, adres kaydıAnahtar tesliminin ve taşınmanın gerçek tarihi
İlk kira ve depozito ödemesine ait banka dekontlarıKira ilişkisinin fiilen başladığı tarih
Taahhütnamenin kendisi (farklı kalem, farklı el yazısı)Tarih kısımlarının sonradan ve başka bir kişi tarafından doldurulduğu yönünde emare

Varsayımsal örnek 1: Kiracı E., 01/09/2025 tarihinde aylık 22.000 TL bedelle bir daire kiralıyor. Kira sözleşmesi, depozito ödemesi ve anahtar teslimi aynı gün gerçekleşiyor; masadaki belgelerin arasında tarihleri boş bir taahhütname de var. Bir yıl sonra kiraya veren, belgeye düzenleme tarihi olarak 20/10/2025, tahliye tarihi olarak 31/08/2026 yazıp takip başlatıyor. Bu dosyada E.’nin elinde yalnızca tanıkları varsa işi zordur. Ancak kiraya verenin sözleşme günü attığı “taahhütnameyi de imzalattık, tarihleri sonra yazarız” şeklinde bir mesaj, tablonun tamamen değişmesine yol açabilir.

Boş Tahliye Taahhütnamesi İmzaladım: Atılması Gereken Adımlar

Boş tahliye taahhütnamesi imzalayan bir kiracının yapabilecekleri, belgenin henüz kullanılıp kullanılmadığına göre değişir. Aşağıdaki adımlar, uygulamada en çok işe yarayan sıralamayı yansıtmaktadır.

1. Tarihleri ve delilleri hemen kayıt altına alın

Kira sözleşmesinin, anahtar tesliminin ve taşınmanın tarihlerini gösteren her belgeyi bir dosyada toplayın. Mesajlaşma uygulamalarındaki yazışmaların ekran görüntüsünü almak yetmeyebilir; yazışmanın tamamını tarihleriyle birlikte yedeklemek daha sağlıklıdır. Belgelerin kaybolması, yıllar sonra ispat imkânını ortadan kaldırabilir.

2. Kiraya verene ihtarname göndermeyi değerlendirin

Doktrinde de önerildiği üzere, boş taahhütname imzaladığını bilen kiracının, imzadan sonra kiraya verene noter aracılığıyla bir ihtarname göndererek belgenin hangi koşullarda alındığını kayda geçirmesi yararlı olabilir. Bu ihtarname taahhüdü tek başına geçersiz kılmaz; ancak ileride açılacak bir takip veya davada, iddianın sonradan uydurulmadığını gösteren önemli bir belge hâline gelir. İhtarnamenin dili ölçülü olmalı, kiraya vereni suçlayan değil durumu tespit eden bir üslup taşımalıdır.

Örnek ihtarname metni (uyarlanarak kullanılmalıdır)

Keşideci (Kiracı): Ad Soyad, T.C. Kimlik No, adres
Muhatap (Kiraya Veren): Ad Soyad, adres

Konu: Kira sözleşmesiyle birlikte imzalatılan tahliye taahhütnamesine ilişkin bildirim

1. …/…/…. tarihli kira sözleşmesi ile adresi yukarıda yazılı taşınmazda kiracıyım. Taşınmazın anahtarı tarafıma aynı gün teslim edilmiştir.

2. Kira sözleşmesinin imzalandığı gün, anahtar tesliminden önce, düzenleme ve tahliye tarihleri boş bırakılmış bir tahliye taahhütnamesi tarafıma imzalatılmıştır.

3. Söz konusu belgenin herhangi bir tarihle doldurulmasına rızam bulunmamaktadır. Belgenin, Türk Borçlar Kanunu m. 352/1’de aranan teslimden sonra verilme şartını taşımadığını bildiririm.

4. Kira bedellerini sözleşmeye uygun şekilde ödemeye devam edeceğimi bilgilerinize sunarım.

3. İrade sakatlığı varsa bir yıllık süreyi kaçırmayın

Taahhüdün tehdit, baskı ya da yanıltma ile imzalatıldığı durumlarda Türk Borçlar Kanunu’nun aldatma ve korkutmaya ilişkin hükümleri devreye girer. TBK m. 39’a göre aldatmayı öğrendiği veya korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan itibaren bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmeyen taraf, işlemi onaylamış sayılır. Yargıtay’ın güncel uygulamasında bu iddianın, açılmış bir tahliye davasında savunma olarak değil, süresi içinde ayrıca ileri sürülmesi gerektiği yönünde bir eğilim bulunduğundan sürenin takibi hayati önem taşır.

Varsayımsal örnek 2: Kiraya veren, 15/01/2026’da “taahhütnameyi imzalamazsan eşyalarını sokağa atarım” diyerek kiracıdan yeni bir taahhüt alıyor. Kiracı, kiraya verenin bu tehdidinin etkisinin 01/02/2026’da ortadan kalktığını ispatlayabilecek durumdaysa, bağlı olmadığını en geç 01/02/2027’ye kadar bildirmelidir. Bu süre geçtikten sonra korkutmaya dayanmak çoğu zaman mümkün olmaz.

4. Tespit davasını değerlendirin

Kiracı, kiraya veren henüz harekete geçmeden de taahhüdün geçersiz olduğunun tespiti için dava açmayı düşünebilir. Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmanın dava şartı olduğu unutulmamalıdır. Böyle bir davanın her dosyada gerekli olmadığını, hatta bazen kiraya vereni erkenden harekete geçirebileceğini de belirtelim. Bu nedenle dava açıp açmama kararı, elinizdeki delillerin gücüne göre verilmelidir.

5. Kira ödemelerini aksatmayın

Boş taahhütname tartışması sürerken kira bedelini geciktirmek, kiraya verene bambaşka bir tahliye yolu açar. Ödenmeyen kira nedeniyle başlatılacak bir süreç, taahhüt tartışmasından bağımsız olarak ilerler. Bu konuyu kirasını ödemeyen kiracının tahliyesini anlattığımız yazımızda ayrıca ele aldık.

Tahliye Emri Gelirse: Yedi Günlük Süre

Kiraya veren boş tahliye taahhütnamesini doldurup icra dairesine başvurduğunda, kiracıya İcra ve İflas Kanunu m. 272 uyarınca bir tahliye emri gönderilir. Bu aşamada yapılan en büyük hata, emri bekletmek ya da yanlış yere itiraz etmektir. Uygulamada sıklıkla gördüğümüz kadarıyla birçok dosya, kiracının haklı olabileceği hâlde süreyi kaçırması nedeniyle kaybedilmektedir.

  • Süre: İtiraz, tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır.
  • Yer: İtiraz, takibi yürüten icra dairesine yapılır. İcra mahkemesine verilen dilekçe, süresinde yapılmış geçerli bir itiraz sayılmayabilir.
  • İçerik: Taahhütnamedeki imzaya ve/veya tarihe ayrıca ve açıkça itiraz edilmelidir. “Borcum yok” gibi genel bir itiraz, taahhüdün kabul edildiği şeklinde yorumlanabilir. İcra dairesine bildirilmeyen itiraz sebepleri, sonraki aşamada ileri sürülemeyebilir.

Adi yazılı bir taahhütnamede imzaya ya da tarihe itiraz edildiğinde, icra mahkemesi bu itirazı sınırlı yargılama yetkisi içinde kaldıramaz ve kiraya veren genel mahkemede, yani sulh hukuk mahkemesinde dava açmak zorunda kalır. “Taahhütnameyi boş ve sözleşmeyle aynı gün imzaladım” şeklindeki itiraz da uygulamada tarihe itiraz olarak değerlendirilmektedir. Noterde düzenlenen veya onaylanan taahhütnamelerde ise imza ve tarih itirazının etkisi çok daha sınırlıdır. İtirazın nasıl yazılacağını ve icra mahkemesi aşamasını tahliye taahhütnamesine itirazı anlattığımız yazımızda adım adım açıkladık.

Varsayımsal örnek 3: Tahliye emri kiracıya 03/03/2027 Çarşamba günü tebliğ ediliyor. Yedi günlük itiraz süresi tebliği izleyen günden başlar ve 10/03/2027 Çarşamba günü mesai bitiminde sona erer. Kiracı 12/03/2027’de icra mahkemesine dilekçe verirse, hem süre hem de merci bakımından ciddi bir risk doğar.

Aile Konutunda Eşin Durumu

Kiralanan taşınmaz aile konutuysa, Türk Medeni Kanunu m. 194 ve Türk Borçlar Kanunu m. 349 kapsamında kiracı olmayan eşin de korunması gündeme gelir. Kiracı eş, diğer eşin açık rızası olmadan aile konutuna ilişkin kira sözleşmesini sona erdiremez. Doktrinde, tahliye taahhüdünün de sonuçları itibarıyla bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği savunulmaktadır.

Ne var ki yargı uygulamasında, kiracı olmayan eşin kiraya verene yaptığı bildirimin zamanlaması önem kazanmaktadır. Bazı kararlarda, bu bildirimin kiraya veren takibe veya davaya başvurmadan önce yapılmamış olması, aile konutu itirazının dinlenmemesine yol açmıştır. Bu nedenle taşınmaz aile konutuysa ve elinizde boş bir taahhütname varsa, kiracı olmayan eşin kiraya verene yazılı bildirimde bulunarak kira sözleşmesine taraf olma imkânını erkenden değerlendirmesi düşünülebilir.

Varsayımsal örnek 4: Taşınmazı yalnızca H. adına kiralayan çift, sözleşme günü H.’ye boş bir taahhütname imzalatıldığını biliyor. H.’nin eşi M., kiraya verene noter aracılığıyla bildirim göndererek kira sözleşmesine taraf olduğunu bildiriyor. Bu bildirimden sonra kiraya veren, yalnızca H.’nin imzasını taşıyan belgeyle tahliye istediğinde, M.’nin rızasının bulunmadığı itirazı gündeme gelebilecektir. Bununla birlikte sonucun, bildirimin tarihine ve dosyanın tüm koşullarına göre değişebileceğini vurgulamak gerekir.

Boş Taahhütnamenin Ceza Hukuku Boyutu

Boş imzalanan bir belgenin, verilme amacından farklı biçimde doldurulması Türk Ceza Kanunu m. 209’da “açığa imzanın kötüye kullanılması” suçu olarak düzenlenmiştir. Suçun temel şekli şikâyete bağlıdır. Şikâyet süresi, failin ve fiilin öğrenilmesinden itibaren altı aydır.

Burada gerçekçi olmak gerekir: Ceza şikâyeti, hukuk yargılamasındaki ispat sorununu kendiliğinden çözmez. Belgenin amacına aykırı doldurulduğunun ceza yargılamasında da ortaya konması gerekir. Yine de kiraya verenin yazılı beyanları gibi güçlü delillerin bulunduğu dosyalarda, bu yolun da değerlendirilmesi düşünülebilir. Ceza hukuku boyutu için ceza hukuku sayfamızda genel bilgi bulabilirsiniz.

Kiraya Veren Açısından Bir Not

Konuyu yalnızca kiracı açısından ele almak eksik olur. Kiraya verenler de boş taahhütnameye güvenerek hareket ettiklerinde ciddi zaman kaybı yaşayabilir. İmza veya tarih itirazıyla dosya genel mahkemeye taşındığında yargılama uzar; kiraya verenin taahhüdün teslimden sonra verildiğini gösterebilmesi gerekir. Tahliye taahhüdünün kira sözleşmesinden ve anahtar tesliminden belirli bir süre sonra, ayrı bir belgeyle ve tarihleri dolu olarak alınması, her iki taraf açısından da daha sağlıklı bir yoldur. Taahhütname hazırlarken tahliye taahhütnamesi örneğimizden, sözleşme aşamasında ise kira sözleşmesi örneğimizden yararlanılabilir.

Varsayımsal örnek 5: Kiraya veren, aylık 30.000 TL kira bedelini 45.000 TL’ye çıkarmak istiyor; kiracı bunu kabul etmeyince elindeki boş taahhütnameyi doldurarak takip başlatıyor. Kiracı süresinde imza ve tarihe itiraz edince kiraya veren genel mahkemede dava açmak zorunda kalıyor. Dosya, kiracının sunduğu belgelere göre aylarca sürebiliyor; bu süre boyunca kiraya verenin ne yeni kiracı bulma ne de kira bedelini artırma imkânı oluyor. Bu örnek, boş taahhütnamenin kiraya veren açısından da sanıldığı kadar hızlı bir sonuç vermeyebileceğini göstermektedir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Tahliye emrini görmezden gelmek veya yedi günlük süreyi kaçırmak.
  • İtirazı icra dairesi yerine icra mahkemesine yapmak.
  • İtirazda imzaya ve tarihe açıkça değinmeden yalnızca genel bir itiraz dilekçesi vermek.
  • Kiraya verenle yapılan yazışmaları silmek veya telefon değişikliğinde yedeklememek.
  • Tartışma sürerken kira ödemelerini durdurmak.
  • Her yıl yeni bir taahhüt istendiğinde, öncekinin akıbetini sormadan yeniden imza atmak.

İzmir’de Boş Tahliye Taahhütnamesi Uyuşmazlıkları ve Yetkili Merciler

İzmir’de boş tahliye taahhütnamesine dayanan uyuşmazlıklar iki ayrı yolda ilerleyebilir. Kiraya veren icra takibini seçerse süreç icra dairesinde başlar; itiraz hâlinde icra mahkemesi ya da sulh hukuk mahkemesi gündeme gelir. Doğrudan dava yolu seçilirse görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Takip ve dava için, kural olarak kiracının yerleşim yeri ile taşınmazın bulunduğu yer yetkilidir. Örneğin Çiğli’deki bir taşınmaza ilişkin sulh hukuk davaları, Karşıyaka Adliyesi’ne bağlı Çiğli Ek Hizmet Binası’nda görülmektedir.

Bornova, Buca ve Karşıyaka gibi kiracı nüfusunun yoğun olduğu ilçelerde bu tür taahhütnamelerle sıkça karşılaşıyoruz. İlçelere özgü bilgiler için Bornova, Buca ve Karşıyaka sayfalarımıza göz atabilirsiniz. Kira uyuşmazlıklarına genel bakış için ise İzmir kira avukatı sayfamızda bahsetmiştik. Taahhüde rağmen kiracının çıkmadığı durumda kiraya verenin izleyeceği yolu da ayrı bir yazımızda anlattık.

Sonuç

Tarihleri boş bir taahhütnameye imza atmış olmak, kiracı için her zaman kaybedilmiş bir dava anlamına gelmez; ama kendiliğinden kazanılmış bir dava da değildir. Belirleyici olan, taahhüdün gerçekte ne zaman ve hangi koşullarda alındığının yazılı belgelerle ortaya konup konamayacağıdır. Tarihleri erkenden kayıt altına almak, gerekiyorsa ihtarname ile durumu tespit ettirmek, irade sakatlığında bir yıllık süreyi gözetmek ve tahliye emrine yedi gün içinde doğru yere itiraz etmek, kiracının elindeki en önemli imkânlardır. Her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, atılacak adımların belgeler incelenerek değerlendirilmesi yerinde olacaktır.


Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır; somut olayda belirli bir sonuç doğuracağı anlamına gelmez.

Ticari alacak davası için fatura ve sözleşme inceleme
Ticari alacak davası için fatura ve sözleşme inceleme

Ticari Alacak Davası Nedir?

Ticari alacak davası, tacirler arasındaki ticari ilişkiden doğan para alacağının mahkeme yoluyla tahsil edilmesi için açılan davadır. Mal satıp bedelini…
Çekişmeli boşanma davası dilekçesi ve yetkili aile mahkemesi
Çekişmeli boşanma davası dilekçesi ve yetkili aile mahkemesi

Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Çekişmeli boşanma davası, eşlerden biri boşanmak isterken diğerinin boşanmaya, kusur durumuna veya boşanmanın sonuçlarına katılmadığı ya da taraflar arasında anlaşma…
Konkordato nedir nasıl işler
Konkordato nedir nasıl işler

Konkordato Nedir? Konkordato Şartları ve Süreci

Konkordato şartları, borcunu ödeyemeyen bir şirketin iflas etmeden borçlarını yeniden düzenleyip düzenleyemeyeceğini belirler. Kısaca konkordatoda borçlu, alacaklılarına vade veya indirim…